İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Terör ve terörle mücadelede, hangisi olursa milletimizin ortak kaygısı, birlikte yaşam irademizin ayakta kalabilmesi için bu mücadeleyi kararlıkla göstermemiz gereken bir alan. Biz en çok anayasayı savunuyoruz değil mi? Sayın Genel Başkan da bu çerçevede terör örgütlerinin bu faaliyetlerine karşı bir tutumumuz, milli iradeyi esas alan tutumumuzun gereği olarak milli birlik açısından Sayın Cumhurbaşkanı’nı aramış o da dönmüş, böyle bir istişare yapılmıştır. Bunu farklı noktalara çekmek, İYİ Partimizin bu yükselişinden dem vurup, burayı efendim şunlarla bunlarla ittifak yapıldı, Bilecik örneği de bunlardan bir tanesi. Gerçekten bu kabul edilebilir bir strateji değil, siyasi istismar yapılmaması gereken bir dönemden geçiyoruz...Bu konuyu siyaset üstü görüyoruz” dedi.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Terör ve terörle mücadelede, hangisi olursa milletimizin ortak kaygısı, birlikte yaşam irademizin ayakta kalabilmesi için bu mücadeleyi kararlıkla göstermemiz gereken bir alan. Biz en çok anayasayı savunuyoruz değil mi? Sayın Genel Başkan da bu çerçevede terör örgütlerinin bu faaliyetlerine karşı bir tutumumuz, milli iradeyi esas alan tutumumuzun gereği olarak milli birlik açısından Sayın Cumhurbaşkanı’nı aramış o da dönmüş, böyle bir istişare yapılmıştır. Bunu farklı noktalara çekmek, İYİ Partimizin bu yükselişinden dem vurup, burayı efendim şunlarla bunlarla ittifak yapıldı, Bilecik örneği de bunlardan bir tanesi. Gerçekten bu kabul edilebilir bir strateji değil, siyasi istismar yapılmaması gereken bir dönemden geçiyoruz...Bu konuyu siyaset üstü görüyoruz” dedi.
İYİ Parti Sözcüsü ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, bugün partisinin Başkanlık Divanı toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına Irak’ın kuzeyinde PKK saldırısı sonucu şehit olan askerlere taziye dileyerek başlayan Zorlu, “Türk milleti şehitlerini uğurlarken kahraman Türk ordusu PKK terör örgütüne karşı cansiperane mücadele veriyor. Bu ordu ki yılmaz Mete Han’ın, sarsılmaz Fatih’in, yıkılmaz Mustafa Kemal’in ordusudur. Türk devletinin ve milletinin bölünmez bütünlüğünün, egemenliğinin cephedeki müdafi olan Türk ordusunun bölücü terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadelede yanında olmak her Türk vatandaşının asli vazifesi; vatan kahramanlarına ve kendisini var eden Yüce milletimize borcudur” dedi.
Zorlu, şunları söyledi:
“Bilindiği üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimiz 17 Nisan 2022’de başlattığı Pençe-Kilit Harekâtı çerçevesinde Irak’ın kuzeyinde konuşlanarak terörü, kaynağında yok edebilmek için büyük bir mücadele yürütmektedir. Harekâtın başlamasından bu yana, toplam 805 teröristin etkisiz hâle getirildiği ve maalesef güvenlik korucularımız dâhil olmak üzere 141 kahraman güvenlik görevlimizin şehit olduğu anlaşılmıştır. Irak’la 378 km, Suriye ile 911 km’lik sınır hattımızın korunması ve terör yuvalarının ortadan kaldırılması iç ve dış güvenliğimiz açısından hayati bir önem taşımaktadır. Ancak son günlerde bölgede devam eden yoğun yağış sonrası oluşan sis ve puslu hava nedeniyle bölgede görüş mesafesinin iki metrenin altına düşmesi ve havanın da kararmasından istifade eden hainlerin, bu üs bölgelerindeki yakın emniyet birimlerini hedef aldığı anlaşılmaktadır. Burada operasyonel olarak bir kusur ya da eksiklik var ise Silahlı Kuvvetlerimizin konuyla ilgili idari ve adli tahkikatı gerçekleştirerek bir an önce sonuçlandırmasını temenni ediyoruz. Bununla birlikte etkisiz hâle getirilen teröristlerin üzerlerinde ileri teknolojiye sahip teçhizatlar tespit edilmesi, ele geçirilen mühimmatın boyutları gerek dış desteğin gerekse Irak-Suriye hattındaki destek koridorunun çalışmaya devam ettiğini işaret etmektedir.
“IRAK’IN KUZEYİNDEKİ OPERASYONLARIN YANINDAYIZ VE DESTEKLİYORUZ”
İYİ Parti olarak bir kez daha ifade etmek isteriz ki; Irak’ın kuzeyindeki operasyonların yanındayız ve destekliyoruz. Buradaki terör yataklarının ivedilikle kurutulmasını istiyoruz. Fakat PKK terör örgütü ile mücadelenin bir Suriye boyutu bir de uluslararası desteği bulunmaktadır. Öyle ki bugün Irak’ın kuzeyindeki operasyonlara odaklanmış olsak da stratejik tehdit Suriye’nin kuzeyinden gelmektedir. Meseleyi sığınmacı tehlikesiyle bir arada değerlendirdiğimizde Suriye’nin kuzeyinde bir terör devletçiğinin kurulmaması için gerekli adımların atılması ve hatta gerekiyorsa bu bataklığa karşı Şam ile görüşmelerin başlatılması göz önünde bulundurulmalıdır.
“TERÖR BELASININ ÜRETİM MERKEZİ KANDİL İSE LOJİSTİK ÜSSÜ DE ABD’DİR”
Uluslararası boyutuna gelince Suriye-Irak hattında terör örgütlerinin desteği ABD eliyle yönetilmektedir. Bu bakımdan Dışişleri Komisyonu’ndan geçmekle birlikte henüz TBMM Genel Kurulu’nda oylanmamış olan İsveç’in NATO üyeliği bu mücadelemiz doğrultusunda değerlendirilmelidir. Biz işte böyle bir gidişatı ve vahameti gördüğümüz için komisyonda ‘hayır’ oyu kullandık. Terör belasının üretim merkezi Kandil ise lojistik üssü de ABD’dir. Dolayısıyla bugün terör örgütlerinin dış desteğiyle mücadeleden söz edenlerin İsveç meselesinde sırtının üstüne yatması kabul edilebilir değildir.
“GENEL BAŞKANIMIZIN KARARI DOĞRULTUSUNDA ORTAK BİR BİLDİRİ YAYINLANMASI İÇİN TBMM’DE GİRİŞİMDE BULUNDUK”
İYİ Parti olarak şehitlerimizin haberini aldığımızda Antalya’da gerçekleştirmeyi planladığımız yerel seçim istişare kampımızı ve aday tanıtım toplantılarımızı iptal ettik. Genel Başkanımızın kararı doğrultusunda ortak bir bildiri yayınlanması için TBMM’de girişimde bulunduk. Ayrıca bir de genel görüşme açılarak Milli Savunma ve Dışişleri Bakanlarının Meclis’i bilgilendirmesini talep ettik. Bu adımlardan ilki, milletçe teröre karşı birlikte mücadelemizi sağlamaya yönelik iken; ikincisi, bir eksiklik var ise onun irdelenmesi ve daha etkin mücadeleyi gerçekleştirebilmeye yöneliktir.
“BUGÜN ORTADA DURAN GERÇEKLERDEN BİRİ DE ASKERİ HASTANELERİN İVEDİLİKLE YENİDEN AÇILMASIDIR”
İşte bu mücadelenin etkinliği bakımından bugün ortada duran gerçeklerden biri de askeri hastanelerin ivedilikle yeniden açılmasıdır. Bakın bu çağrımız sadece bugün için de değildir. Ülkemiz başta güneyimizde olmak üzere coğrafi olarak bir ateş çemberindedir. Böylesi bir süreçte konvansiyonel mücadelenin her alanda hazırlıklı hale getirilmesi gerekmektedir. Askeri sağlık sistemi birçok yönüyle dinamik bir zincirdir. Askeri disiplin, rehabilitasyon ve anlık müdahale bakımından alternatifi olmayan bir sistemdir. Üstelik istihbarata karşı koyma stratejisi ve askeri mahremiyet bakımından da zorunluluktur. Burada birtakım eksiklikler varsa bunları giderebiliriz. Ancak bugün kapalı tutulması kabul edilebilir değildir. Hala neden bu inat sürdürmektedir?
“BİR ŞEHİT AİLESİNİN ALDIĞI MAAŞ 11 BİN 858 LİRADIR. BAZI AİLELER ORANSAL OLARAK BUNUN DAHA DA AZINI ALMAKTADIR. AÇLIK SINIRI ALTINDAKİ BU MAAŞ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİR”
Bu kapsamda şehitlerimizin aileleri bizlere emanettir. Gerek Mehmetçiğimizin bizler için anlamı gerekse sosyal devlet anlayışımız gereği onların geride bıraktığı ailelerine layıkıyla sahip çıkmak durumundayız. Elbette bu konuda bazı haklar geçmişten bugüne verilmiştir. Ancak bugün bir şehit ailesinin aldığı maaş 11 bin 858 liradır. Bazı aileler oransal olarak bunun daha da azını almaktadır. Açlık sınırı altındaki bu maaş kabul edilebilir değildir. Biz daha önce ocak ayından geçerli olmak üzere şehit yakını maaşlarının en düşük memur maaş düzeyine taşınmasını teklif etmiştik. Ayrıca bu vesileyle milletimizin vicdanını rahatsız eden bir konuyu gündeme getirmek istiyorum.
“ŞEHİT OLAN PİYADE SÖZLEŞMELİ ER MÜSLÜM ÖZDEMİR'İN KAHRAMANMARAŞ’TAKİ DEPREMZEDE AİLESİNİN ÇADIRDA YAŞADIĞINI GÖRDÜK”
Şehitlerimizin haberiyle birlikte yaşadıkları evler, farklı sebeplerle kamuoyuna yansıyor. Bırakın bir ev sahibi olmayı, daha geçtiğimiz gün şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Müslüm Özdemir'in Kahramanmaraş’taki depremzede ailesinin çadırda yaşadığını gördük. Burada özellikle şehidimizin anne ve babasına söylediği şu ifadesi bir kat daha yüreğimizi yaktı; ‘Evlenmeden önce size bir ev alacağım…’ Bu durumun kamuoyuna yansımasının ardından bazı kişi ve kuruluşlar açıklamalar yapmış olsa da artık bir daha böyle bir tabloya izin verilmemelidir. Devletimizin imkanları bunun için fazlasıyla vardır.
“BİR KANUN TEKLİFİNİ BU HAFTA İÇERİSİNDE TBMM’YE VERECEĞİM”
Bu vesileyle bir kanun teklifini bu hafta içerisinde TBMM’ye vereceğim. Şehitlerimizin geride bıraktığı, bakmakla yükümlü olduğu ailelerine belirli bir hane gelirinin altında bulunmaları ve başka bir eve sahip olmamaları kaydıyla devletimiz tarafından barınma imkanı sağlanmasını teklif edeceğiz. Şu an sadece belirli koşulların sağlanması durumunda faizsiz konut kredisi imkanı bulunmaktadır. 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’na eklenecek bir düzenleme ile bu konuyu layıkıyla çözmek mümkün olacaktır. Ülkemizin korunması ve milletimizin güvenliği için hiçbir tereddüt yaşamadan şehadete ulaşan kahramanlarımızın bizlere emaneti olan ailelerine birer daire verilmesi onların bu vatan için gösterdiği fedakarlığın yanında hiçbir şeydir.
“TÜRK MİLLETİNİN AYRIŞTIRMA VE BÖLÜCÜLÜKLE GÜÇSÜZ KILINMASINA ASLA İZİN VERİLMEMELİDİR”
Buradan son olarak şu hususları milletimizle paylaşmak istiyoruz. PKK terör örgütü ve siyasi uzantılarıyla; bu örgüte lojistik destek sağlayan, askeri eğitim veren, para ve insan kaynağı yaratan tüm unsurlarla ne pahasına olursa olsun mücadele edilmelidir. Ve vatan toprakları üzerinde kardeşlik hukukuyla birlikte yaşama iradesi gösteren Türk milletinin ayrıştırma ve bölücülükle güçsüz kılınmasına asla izin verilmemelidir. Biz İYİ Parti olarak bu hedefi şiar edinmiş milletperverlerin çatı kuruluşuyuz. Bugün her türlü saldırıya rağmen iyi ve cesur kadrolarımızla milletimize hizmet etmek ve İYİ belediyecilik anlayışımızla şehirlerimizi yönetmek için hazırlanıyoruz. Milletimiz kaygılanmasın, sonunda mutlaka iyiler kazanacak.”
“BU SÜREÇ İYİ PARTİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİREREK. YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ. BUGÜN BİLECİK’LE… YARIN BELKİ SÜRPRİZ YERLER OLABİLİR"
Kürşad Zorlu, toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Zorlu, Bilecik Belediyesi’nin İYİ Parti’ye geçmesinin ardından başlayan tartışmalara ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Seçimlere tek başına girme kararımız, bir anlamda açtığımız üçüncü yol ve bunun vatandaşlarımızda adım adım vücut bulmaya başlaması, partimizin yeniden yükselişi bazı kesimlerin dengesini bozduğu anlaşılmaktadır. Bizim kararımız çok açık ve nettir. Biz inanın 31 Mart’ta hem siyasi iktidara hem de muhalefetin alışılagelmiş ezberini bozmakta kararlıyız. Biz İYİ Parti’ye kazandırmak, milletimizin desteği ile milletimiz için bu hedefe ulaşmak çabasındayız. Bilecik konusunda da çok ciddi bir bilgi kirliliğini hatta gerçek dışı ifadeleri üzülerek takip ediyoruz. 2019 seçimlerinde ittifakla kazanılmış bir belediye, ardından belediye başkanı görevden uzaklaştırılıyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan oylamaya kadar, daha öncesinde ise belediye meclisinde yapılan oylamalarda CHP’nin adayını destekledik. İki kez seçilmesini sağladık. Ancak biz yeni bir yolculuğa çıktık. İYİ Parti olarak kendi adaylarımızla her il ve ilçede, belediye meclislerinde, il genel meclislerinde kendi adaylarımızı kazandırmak gibi bir sorumluluğun ve heyecanın içerisindeyiz. Bu kapsamda ikinci bilgi kirliliği; biliyorsunuz ilk iki turda üçte iki çoğunluğun sağlanması gerekiyor. Üçüncü turda ise salt çoğunluğun yeterli olduğu bir durum var. Biz üç turda da adayımızı geri çekmedik. İkinci turun sonunda iki aday kalıyor. CHP’nin teklifi üzerine kapalı oylamada, telefonun bile kabine sokulmaması gibi bir karar alınıyor. Bunun sebebi ne? Her şey objektif olsun, hiçbir şaibe bulaşmasın diye. Orada İYİ Parti’nin belediye meclis üyesi, daha fazla oy alıyor ve seçimi kazanıyor. Anlatmak istediğim; kapalı bir oylamada bu kadar hassas davranılan bir süreçte aslında teknik olarak kimin oy verdiği belli değilken; böyle bir öngörü üzerinden partimize yeni bir algı operasyonu yapılmasını yadırgıyoruz. Ancak bu süreç İYİ Partimizi daha da güçlendirerek. Yolumuza devam edeceğiz. Bugün Bilecik’le… Yarın belki sürpriz yerler olabilir. İnanın bu konudaki kararlılığımızın devam edeceğinin altını çizmek istiyorum.”
“KARS’TA YAŞAYAN BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZI AYRIM GÖZETMEKSİZİN, İYİ PARTİLİ ADAYA OY VERMEYE VE BU SEÇİMİ KAZANMAYA DAVET EDİYORUZ”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın Kars’ta DEM Parti’nin kazanmaması için MHP’nin adayını destekleyecekleri yönündeki açıklamasının anımsatılarak benzer bir davranışın sergilenme ihtimalinin sorulması üzerine Zorlu, “Biz Kars’ta, 14 Mayıs seçimlerinde Kars merkezinde yüzde 20,5 oy alarak, seçimin ikincisi olduk. Yani bugünkü DEM Parti’den sonra ikinciydik. Bizim ardımızdan AK Parti ve CHP geliyordu. Biz adayımızı orada çıkardık ve seçimin en iddialı partisi biziz. Bu bakımdan Kars’ta yaşayan bütün vatandaşlarımızı ayrım gözetmeksizin, İYİ Partili adaya oy vermeye ve bu seçimi kazanmaya davet ediyoruz” açıklamasını yaptı.
“EN GÜZEL ANKET 31 MART GÜNÜ ORTAYA ÇIKACAK VE VÜCUT BULACAKTIR. ANKARA VE İSTANBUL ADAYLARIMIZA YÖNELİK TESPİT ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”
İYİ Parti tabanının Ankara’da Mansur Yavaş ve İstanbul’da Ekrem İmamoğlu isimlerine oy vereceğini gösteren bir ankete yönelik değerlendirmesi sorulan Zorlu, “Doğrusu bu anketleri görmedim. En güzel anket 31 Mart günü ortaya çıkacak ve vücut bulacaktır. Ankara ve İstanbul adaylarımıza yönelik tespit çalışmalarımız devam ediyor. Çok hassas bir süreç yönetiyoruz. Bu anketlerin, adaylarımız çıktıktan sonra tekrar yapılmasını da arzu ederiz. Daha net bir tablo ortaya çıkabilir” yanıtını verdi.
“ALLAH KİMSEYİ TWEETİNİ SİLMEK ZORUNDA BIRAKMASIN”
Zorlu, terörist başı Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkartılmasıyla alakalı suç duyurusuna Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “ifade özgürlüğü” kararının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
“Asla kabul edilmez bir durum. Bu tip konular gündeme geldiğinde ilk fırsatta bizi yaftalayan bir takım çevrelerin sessiz kalmasını da anlamakta zorlanıyoruz. O belgeyi okuma fırsatım oldu. Terör, kamuoyuna yansıyan halkın takip ettiği konudur diye böyle bir girişimin haklı çıkarılması, bunun suç kabul edilmemesi Türk milletinin vicdanına yapılmış en büyük haksızlıktır. Başta şehitlerimizin mücadelesine.”
Zorlu, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin sosyal medyada yaptığı paylaşımıyla ilgili soru üzerine de “Partimiz adına bir cevap verdim, Allah kimseyi Tweetini silmek zorunda bırakmasın. Biz çok şükür ilkeli ve tutarlı bir siyasetin mensuplarıyız” diye konuştu.
“O İSTİFALARIN GERÇEKTEN ÖYLE OLUP OLMADIĞINI 31 MART’TA GÖRECEĞİZ”
Zorlu, İYİ Parti’de yaşanan istifalara ilişkin sorulan soruya, “Biz mücadelemizi bu anlamda sürdüreceğiz. O istifaların gerçekten öyle olup olmadığını 31 Mart’ta göreceğiz” yanıtını verdi.
Zorlu, Irak’ın kuzeyindeki PKK saldırısı sonrası toplanan güvenlik toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayiy Erdoğan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i arayıp bilgilendirmesi sonrası yaşanan tartışmaların sorulması üzerine şu yanıtı verdi:
“SAYIN CUMHURBAŞKANI BİZİM ARAMAMIZIN ÜZERİNDEN GÜVENLİK ZİRVESİNE GİRMEDEN ÖNCE DÖNMÜŞ VE SAYIN GENEL BAŞKANIMIZLA SÜRECE İLİŞKİN BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR”
“Bugün bir köşe yazısında gerçek dışı değerlendirmeler olduğunu takip ettik. Cuma günü şehitlerimizin bilgisi Milli Savunma Bakanlığı tarafından duyurulmasının ardından Genel Başkanımız önce Milli Savunma Bakanı’nı daha sonra Dışişleri Bakanı’nı aradılar aynı kapsamda Cumhurbaşkanı’nı da aradılar. Bu olay cuma günü akşam saatlerinde gerçekleşiyor. Ve Sayın Hakan Fidan geri döndü ve Genel Başkanımızla sürece ilişkin bir istişare ve değerlendirmeleri oldu. Biz bahsedildiği gibi o köşe yazısında ortak bildiri çağrımızı Cumhurbaşkanı ile görüşmeden sonra değil cumartesi günü o çağrıyı yaptık. Sayın Cumhurbaşkanı bizim aramamızın üzerinden güvenlik zirvesine girmeden önce dönmüş ve Sayın Genel Başkanımızla sürece ilişkin bir görüşme gerçekleştirilmiştir.
“SAYIN GENEL BAŞKAN DA MİLLİ İRADEYİ ESAS ALAN TUTUMUMUZUN GEREĞİ OLARAK MİLLİ BİRLİK AÇISINDAN SAYIN CUMHURBAŞKANINI ARAMIŞ O DA DÖNMÜŞ, BÖYLE BİR İSTİŞARE YAPILMIŞTIR”
Her şeyi şeffaf bir biçimde paylaşıyoruz. Terör ve terörle mücadelede, hangisi olursa milletimizin ortak kaygısı, birlikte yaşam irademizin ayakta kalabilmesi için bu mücadeleyi kararlıkla göstermemiz gereken bir alan. Biz en çok anayasayı savunuyoruz değil mi? Sayın Genel Başkan da bu çerçevede terör örgütlerinin bu faaliyetlerine karşı bir tutumumuz, milli iradeyi esas alan tutumumuzun gereği olarak milli birlik açısından Sayın Cumhurbaşkanı’nı aramış o da dönmüş, böyle bir istişare yapılmıştır. Bunu farklı noktalara çekmek, İYİ Partimizin bu yükselişinden dem vurup, burayı efendim şunlarla bunlarla ittifak yapıldı, Bilecik örneği de bunlardan bir tanesi. Gerçekten bu kabul edilebilir bir strateji değil, çünkü siyasi istismar yapılmaması gereken bir dönemden geçiyoruz. Bizim genel görüşme çağrımız da kabul gördü. Burada tüm siyasi partilerimiz, Meclis’te grubu bulunanlar yer alacaklar. Değerli bakanlar bazı bilgiler aktaracaklar... Bu konuyu siyaset üstü görüyoruz.”
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
İYİ Parti Lideri Dervişoğlu'ndan "İmralı Çağrısı"na Tepki: "Türkiye'nin Üniter Yapısı Pazarlık Konusu Yapılamaz"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'a yönelik çağrıyla başlayan sürece sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, "Terörsüz bir Türkiye'yi hepimiz istiyoruz ama adamlar başka bir şey istiyor. Terörle elde edemediklerini pazarlık masasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden almaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
İmralı ile ilgili sürecin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte yapılan siyasi ziyaretlere işaret eden Dervişoğlu, hükümetin bu süreçte net bir tavır sergilemesi gerektiğini belirtti. "Türkiye'nin üniter devlet yapısını, milli birliğimizi ve milli kimliğimizi tartışıyorlar" diyen Dervişoğlu, konunun milli güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.
"İmralı Postacıları Bize Bilgi Veremez"
Dervişoğlu, süreçle ilgili siyasi partilere yönelik ziyaretleri eleştirerek, kendilerine bilgi verilmesi gereken merciin hükümet olduğunu söyledi. "Bize bilgi vermesi gerekenler İmralı postacıları değildir. Eğer bilgi vermek ya da hesap vermek istiyorlarsa buyursun, Erdoğan gelsin konuyu bizimle konuşsun" diye konuştu.
İYİ Parti lideri, hükümetin terörle mücadelede net bir çizgide olması gerektiğini belirterek, "Bu meselede muğlak ifadeler ve belirsizlikler kabul edilemez. Terörle mücadele konusunda devletin kararlılığı asla zedelenmemelidir" dedi.
"El Öptürmek Siyasi Bir Gösteridir"
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir vatandaşın elini öptürmesi ve kendisine Fetih Suresi'nin 10. ayetinin yazılı olduğu bir tablo hediye edilmesi konularına da tepki gösterdi. "Devlet yönetiminde, dini referanslar üzerinden siyasi mesajlar verilmesi doğru değildir" diyen Dervişoğlu, bu tür sembolik eylemlerin halkın vicdanında karşılık bulmadığını ifade etti.
"Milletin iradesini temsil eden bir yöneticinin, toplumun farklı kesimlerini ortak bir noktada birleştirmesi gerekir. Siyasi liderlerin, dini ve manevi değerleri kendi politik ajandaları için kullanmaları kabul edilemez" ifadelerini kullanan Dervişoğlu, halkın demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yöneticilerden beklenti içinde olduğunu belirtti.
"Türkiye’nin Önceliği Milli Birliktir"
İYİ Parti Genel Başkanı, Türkiye’nin mevcut güvenlik politikalarının tavizsiz yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Türkiye’nin önceliği, milli birlik ve beraberliğimizdir. Kimse Türkiye’nin üniter yapısını tartışmaya açamaz, bu devletin kırmızı çizgileri bellidir" ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, hükümetin terörle mücadele konusunda net ve açık bir strateji belirlemesi gerektiğini vurgulayarak, "Milletimizin geleceğini, bazı güç odaklarının beklentilerine göre şekillendiremeyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terörle müzakere değil, mücadele eder" diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu, Sancaktepe’de "Koru Park" Açılışında Konuştu: "Cumhurbaşkanlığı Yoluna Kararlılıkla Çıkıyorum"

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ön seçimle belirlenecek cumhurbaşkanı aday adayı, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sancaktepe Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan "Koru Park" açılışına katıldı. Abdurrahmangazi Mahallesi’nde düzenlenen ve vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle adeta mitinge dönüşen törende, İmamoğlu’na “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla sevgi gösterisinde bulunuldu.
İBB Başkanı İmamoğlu’na, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin eşlik ederken, törene çok sayıda CHP’li belediye başkanı, milletvekili ve partili de katıldı. Ramazan ayının bereketini ve birlik ruhunu vurgulayan İmamoğlu, konuşmasına vatandaşların Ramazan'ını tebrik ederek başladı. "Ramazan, bolluk, bereket ve huzur ayıdır. Bizim insanımız iyiliğe dua eder, bedduayı sevmez" diyen İmamoğlu, hayatı boyunca kimseye beddua etmediğini vurguladı.
“Hizmette Engelleme Ayıptır, Abestir”
İmamoğlu, konuşmasında hizmet yarışının engellenmemesi gerektiğini belirterek, "Hizmette yarışılır ama birbirini engelleme kadar ayıp bir şey yoktur" dedi. Konuşması sırasında bir vatandaşın "Kıskanıyorlar seni, çekemiyorlar bizi" şeklindeki sözlerine cevap veren İmamoğlu, kıskançlığın kötü bir duygu olduğunu belirterek, "Kimseyi kıskanmadım ama kıskançlık kötü bir şeydir. Kıskançlık ihtirasa, hırsa dönüşebilir. Sonra çelme takmaya başlarsınız, sevimsiz olursunuz" ifadelerini kullandı.
İstanbul’un 39 ilçesine eşit hizmet götürdüğünü vurgulayan İmamoğlu, hiçbir belediye başkanını parti farkı gözetmeksizin desteklediğini belirtti. "Başka partiden seçilmiş belediye başkanları da milletin oyuyla seçildi. Onlara da saygı duyuyorum. Ama partizanlık yapanları, yargıyı yönlendirenleri, adaleti siyasete alet edenleri bu ülkenin yönetiminden uzaklaştıracağız" dedi.
“Ekrem’e Çelme Takacaklar Ama Korkmuyorum”
Vatandaşlardan gelen "Türkiye'nin umudu sensin" sözlerine teşekkür eden İmamoğlu, "Hep birlikte umuduz. Ama şunu söyleyeyim; Ekrem’e çelme takacaklar, engellemeye çalışacaklar. Ama şu saçımın teli bile titremiyor! Korkaklar, korkutmak için uğraşır. Biz korkmayız, kimseyi de korkutmayız. Sandığa çağırıyoruz, gelin hesaplaşalım, mertçe hesaplaşalım" ifadelerini kullandı.
“Halka Hizmet Kutsaldır, Bu Görev İbadettir”
Belediye başkanlığı görevini bir "ibadet" olarak gördüğünü belirten İmamoğlu, halka hizmet etmenin kutsal bir görev olduğunu vurguladı. "Bizim görevimiz, adil, eşit ve vicdanlı bir yönetim anlayışıyla halkımıza hizmet etmektir. Belediye başkanlığı, herkese nasip olmayan kutsal bir görevdir. İstanbul, bir ülke büyüklüğünde bir şehir. Buraya hizmet etmek sorumluluk ister" dedi.
“Cumhurbaşkanlığı Yoluna Çıktım”
İmamoğlu, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Cumhurbaşkanlığı adaylığına değinerek, "Güler yüzlü, adil ve insan odaklı bir yönetim anlayışıyla Türkiye'yi yönetmek için yola çıkıyorum. Buna kimse engel olamayacak. Sizlerin onayıyla, halkın iradesiyle, Cumhurbaşkanlığı yoluna çıkmış bulunuyorum. Türkiye’yi adalet, liyakat ve demokrasiyle buluşturacağız" dedi.
“Haksızlığa Uğrayan Belediye Başkanlarımızın Yanındayım”
Hükümetin, muhalif belediyelere baskı uyguladığını iddia eden İmamoğlu, haksızlığa uğradığını düşündüğü CHP’li belediye başkanları için de mücadele edeceğini söyledi. “Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer, Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat ve Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler haksızlığa uğradı. Onların özgürlükleri için de mücadele edeceğim” dedi.
Kadınlar İçin Eşitlik Sözü
CHP'li kadın milletvekilleri ve parti yöneticilerini sahneye davet eden İmamoğlu, kadınların siyasette daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu ülkede kadınların emeğini asla erkeklerden aşağı görmeyecek bir yönetim anlayışını hayata geçireceğiz. Kadınların daha güçlü olduğu bir Türkiye inşa edeceğiz. Başta kızım, eşim, annem ve tüm kadınlar için söz veriyorum" dedi.
Sancaktepe Belediye Başkanı Yeğin: “Halkın İradesinin Önünde Hiçbir Güç Duramaz”
Törende konuşan Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Türkiye’nin demokrasiye, özgürlüğe ve değişime ihtiyacı olduğunu vurguladı. "Bu büyük değişimin gerçekleşmesi için çıktığınız yolda, bir kardeşiniz olarak Sancaktepeliler olarak arkanızdayız. Halkın iradesinin önünde hiçbir güç duramayacaktır" dedi.
Tören, İmamoğlu ve belediye başkanlarının "Koru Park"ın açılış kurdelesini kesmesiyle sona erdi. Park, Sancaktepe halkının kullanımına sunulurken, vatandaşlar uzun süre İmamoğlu ile fotoğraf çektirdi.
#Ekremİmamoğlu #CumhurbaşkanlığıSeçimi #CHP #Sancaktepe #TürkiyeİçinUmut
Zelenskiy: "Putin, ABD-Ukrayna Destekli Ateşkesi Reddetmeye Hazırlanıyor"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Ukrayna ile ABD arasında sağlanan geçici barış önerisine yönelik şüpheleri sürerken, Ukrayna'ya yönelik saldırılar devam ediyor. Harkiv Valisi Oleh Syniehubov, Rus insansız hava araçlarının saldırıları sonucu aralarında çocukların da bulunduğu birçok kişinin yaralandığını açıkladı.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, son 24 saat içinde Ukrayna ve Rus güçleri arasında 146 çatışma yaşandığı bildirildi. Çatışmalar, Putin’in 30 günlük geçici bir ateşkes ve cephe hattı boyunca çatışmalara ara verilmesini içeren ABD destekli ateşkesi sorguladığı bir döneme denk geldi.
Putin: "Ateşkes Fikrinin Üzerinde Çalışılmalı"
Moskova’da düzenlediği basın toplantısında konuşan Putin, ateşkes fikrinin doğru olduğunu ancak ABD ile ele alınması gereken kritik meseleler bulunduğunu söyledi. ABD'nin Ukrayna'yı bu ateşkesi kabul etmeye yönlendirmesinin asıl sebebinin savaşın gidişatı ve özellikle Kursk bölgesindeki çatışmalar olduğunu öne süren Putin, Rus güçlerinin bu bölgede ilerlediğini iddia etti.
"Orada bulunan Ukrayna birlikleri savaşmadan mı çıkacak? Yoksa Ukrayna yönetimi onlara silahlarını bırakıp teslim olmalarını mı emredecek?" diye soran Putin, cephe hattındaki durumun belirsizliğini koruduğunu belirtti.
Zelenskiy: "Moskova Süreci Sabote Etmeye Çalışıyor"
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, gece yaptığı açıklamada Putin’in tereddütlerinin aslında anlaşmayı reddetmeye hazırlandığı anlamına geldiğini söyledi.
"Putin, ABD Başkanı Donald Trump’a doğrudan bu savaşı sürdürmek ve Ukraynalıları öldürmek istediğini söylemekten korkuyor. Bu yüzden Moskova'da ateşkes fikrini, süreci çıkmaza sürükleyecek ön koşullarla çevreliyorlar."
Zelenskiy, Kremlin'in bu süreçte ateşkesi oyalamak ya da tamamen reddetmek için zaman kazanmaya çalıştığını ifade etti.
Trump: "Rusya'dan İyi Sinyaller Geliyor"
ABD Başkanı Donald Trump ise Rusya’dan gelen açıklamaları "umut verici" olarak değerlendirdi. "Putin’in açıklamaları olumlu ama eksik. Umarım Rusya bu fırsatı değerlendirir" diyen Trump, çatışmaların sona ermesini istediğini belirtti.
ABD basını, Trump'ın Rusya ve Ukrayna ile yürütülen müzakereler hakkında detaylı bilgi verdiğini ve taraflar arasında "muhafaza edilecek ve kaybedilecek topraklar" ile nihai anlaşmanın diğer unsurlarının tartışıldığını aktardı.
Trump, Rusya’yı bir anlaşmaya zorlamak için herhangi bir yaptırım planı olup olmadığı konusunda net bir yanıt vermekten kaçınırken, daha önce anlaşmaya varılmaması halinde Moskova’yı "finansal olarak çok kötü şeyler beklediği" konusunda uyarmıştı.
Moskova: "Batılı Güçlerin Ukrayna'da Bulunmasını Kabul Etmeyiz"
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Moskova’nın ateşkes müzakerelerine açık olduğunu ancak çatışmaların acil olarak durdurulmasına yönelik bir aceleleri olmadığını belirtti.
Zaharova ayrıca, Fransa ve İngiltere'nin öne sürdüğü, Batılı barış gücü askerlerinin Ukrayna’da konuşlandırılması önerisini kesinlikle kabul etmeyeceklerini yineledi.
Moskova’nın Ateşkes Şartları
Moskova yönetimi, Ukrayna ile yürütülen müzakerelerde savaşın sona erdirilmesi için temel taleplerini bir kez daha dile getirdi:
- Kiev’e yapılan askeri yardımların durdurulması
- Ukrayna’nın askerden arındırılması
- Ukrayna’nın NATO’ya katılmayacağını garanti etmesi
Ukrayna hükümeti ise kalıcı bir barış anlaşması için güvenlik garantilerinin sağlanmasını istiyor.
Kaynak:Euronews.
DHKP/C'ye Finans Sağlandığı İddiasıyla 12 Kişi Tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, terör örgütü DHKP/C’ye belediyeler üzerinden finans sağlandığı iddiasıyla başlatılan operasyonda 34 şüpheli gözaltına alındı.
Aralarında eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Manisa Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Melih Morsümbül, Kalender Özdemir ve Haydar Battal gibi isimlerin de bulunduğu 12 kişi, "terör örgütünü finanse etmek" suçlamasıyla tutuklandı.
DHKP/C İçin Kurulan 'İhtiyaç Komitesi' ve Soruşturma Detayları
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamaya göre, DHKP/C’nin finansal ihtiyaçlarını karşılamak için ‘İhtiyaç Komitesi’ (İKOM) adında bir yapı oluşturulduğu belirlendi. Bu yapının, 2014-2016 yılları arasında bazı belediyeler aracılığıyla örgüte finansman sağladığı ve başka bir şirket üzerinden örgütün fonlandığı iddia ediliyor.
Savcılık, 2014-2015 yıllarında dört ilçe belediyesi tarafından DHKP/C'ye para aktarıldığını tespit ettiğini belirtti. 34 şüpheli, gözaltı işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
Kimler Tutuklandı?
Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen 26 şüpheliden 12’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 17 kişi için ise yurt dışı çıkış yasağı getirildi.
Tutuklanan isimler:
- Şükrü Genç (Eski Sarıyer Belediye Başkanı)
- İsmail Erdem
- Melih Morsümbül (Manisa Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı)
- Mahmut Serdar Kızılay
- Kalender Özdemir
- Sinan Çetiz
- Haydar Battal
- Yunus Bolukoç
- Ahmet Serdar Demirtaş
- Dursun Ceylan
- Kaya Emir Dönmez
- İhsan Bulut
Şükrü Genç: "Ben Örgüte Değil, Devlete Hizmet Ettim"
Tutuklanan eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, emniyette verdiği ifadede suçlamaları reddetti. Genç, örgüt adına yapıldığı belirtilen bir binanın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Emniyet güçleriyle birlikte yıkıldığını söyledi.
"Bize bildirilen, mahkeme kararıyla hakkında yıkım kararı alınmış bir bina vardı. İBB, yıkıma araç göndermeyince, Sarıyer Belediyesi’ne ait araçlarla ve Emniyet güçlerinin gözetiminde bu binayı yıktık" diyen Genç, bu olayın ardından DHKP/C tarafından ölüm listesine alındığını iddia etti.
"Örgütün Beni Tehdit Ettiğini Emniyet Müdürü Söyledi"
Genç, esnaf ziyaretinde bir kişinin kendisine "Sizin adınız örgütün ölüm listesine alınmış" dediğini ve durumu Sarıyer İlçe Emniyet Müdürü’ne bildirdiğini belirtti. Emniyet Müdürü’nün de kendisine evinin gözetlendiğini ve korunması için tedbir alınacağını söylediğini ifade etti.
Bunun ardından İstanbul Valiliği tarafından kendisine koruma polisi tahsis edildiğini ve taşıma ruhsatlı silah sayısının artırıldığını söyleyen Genç, "Beni tehdit eden, beni hedef gösteren bir örgüte finans sağlamam söz konusu olamaz" dedi.
"DHKP/C'nin Belediyeye Para Cezası Kestiği İddiası"
Şükrü Genç, belediyeye 500 bin TL'lik bir ‘para cezası’ kesildiğine dair duyumlar aldığını, bunun örgüt tarafından yapılan binanın yıkımı nedeniyle verildiğinin söylendiğini belirtti. Ancak bu konuyu emniyete de bildirdiğini ve teyit edilmesini istediğini ifade etti.
"Örgüt Adına Para Ödemedim"
Genç, Yunus Güzel ve Hasan Öztürk adlı kişilerle ilişkisi sorulduğunda, Hasan Öztürk’ü sadece esnaf ziyaretlerinden tanıdığını, Yunus Güzel’i ise hiç tanımadığını söyledi. Örgüte finans sağladığı iddia edilen 25 bin TL’lik ödeme hakkında bilgisinin olmadığını belirtti.
"Kazova Tekstil Firmasını Tanımıyorum"
Soruşturma kapsamında adı geçen Kazova Tekstil firmasıyla ilgili de konuşan Genç, bu firmayı tanımadığını ve örgütle bağlantılı olabileceğini bilmediğini dile getirdi.
Sarıyer Belediyesi olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri düzenlediklerini, hediyelik eşyalar yaptırdıklarını ancak organizasyonları doğrudan takip etmediğini söyledi.
"Ben Vatanını Seven Bir Türk Vatandaşıyım"
DHKP/C’nin özellikle Armutlu bölgesinde yoğun faaliyet gösterdiğini belirten Genç, mahkeme kararına dayanarak örgüte ait olduğu belirtilen binayı yıktıklarını ifade etti. Bu operasyon nedeniyle örgütün kendisini ölüm listesine aldığını belirten Genç, "Örgütün hedefinde olan bir insanın onlara yardım etmesi mümkün değildir. Ben vatanını seven bir Türk vatandaşıyım" dedi.
Soruşturma Devam Ediyor
Soruşturma kapsamında örgüte finans sağlandığı iddialarının araştırılmaya devam ettiği ve belediyeler ile bazı şirketlerin hesap hareketlerinin incelendiği öğrenildi.
Dışişleri Bakanı Fidan: "PKK, İmralı’nın Çağrısına Kulak Vermeli"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Abdullah Öcalan'ın yaptığı silah bırakma çağrısıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. TV100’de katıldığı programda gündemi değerlendiren Fidan, "Umarız PKK, İmralı’nın çağrısına kulak verir," diyerek, örgütün bu çağrıyı tarihi bir fırsat olarak görmesi gerektiğini vurguladı.
"Örgütün Kendini Feshetme Zamanı Geldi ve Geçti"
Fidan, Öcalan’ın açıklamasına atıfta bulunarak, "Örgütün kurucu lideri, örgütün kendisini feshetmesi zamanının geldiğini ve hatta geçtiğini söyledi. Bu çağrı, sürecin dönüm noktalarından biri olarak değerlendirilmeli" ifadelerini kullandı. Kurucu iradenin bu yönde bir talimat vermesinin önemli olduğunun altını çizen Fidan, örgütün artık varlığını sorgulaması gerektiğini söyledi.
Fidan’ın bu açıklamaları, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kısa süre önce Abdullah Öcalan’ı “PKK’nın kurucu önderi” olarak tanımlamasıyla başlayan tartışmaların hemen ardından geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir de bu nitelemenin "teknik bir gerçeklik" olduğunu ifade etmişti.
"Suriye’de Örgüt Kandırıldı"
Örgütün 2013 yılında bu sürece girdiğini ancak Suriye’deki gelişmelerin süreci sekteye uğrattığını belirten Fidan, “Son 15 yıldır Türkiye’de demokratik reformlar hayata geçirilirken, hala eski metotlarla hareket eden yapılar kendilerini çoktan feshetmiş olmalıydı. Ancak Suriye’de bazı bölgesel aktörler, örgüte fırsatlar varmış gibi göstererek onları kandırdı,” dedi.
Fidan, örgütün bu süreçte aklını çelenlerin kim olduğunu bildiğini ifade ederek, Türkiye’nin terörle mücadelede 10 yıl öncesine kıyasla çok daha güçlü bir konumda olduğunu söyledi. “Geliştirdiğimiz yeni stratejiler, teknolojiler ve güvenlik anlayışı sayesinde sadece terörle mücadele değil, aynı anda birçok tehdide karşı etkin bir mücadele yürütüyoruz,” diye ekledi.
"DEM Parti Vesayet Altında Siyaset Yapıyor"
Dışişleri Bakanı, DEM Parti’nin uzun süredir PKK’nın vesayeti altında siyaset yapmaya çalıştığını iddia etti. “Silahlı bir yapının gölgesi altında siyaset yapmak, gerçek bir siyasi sorunun varlığına işaret etmez,” diyen Fidan, PKK’nın kendini feshetmesi halinde Türkiye ve bölge için yeni bir dönemin başlayacağını ifade etti.
"Bu fırsat penceresini değerlendirirlerse Türkiye ve bölge için büyük bir açılım olur. Ama eğer 2013’te olduğu gibi başkaları devreye girip örgütün aklını çelerse, bu onların bileceği iştir. Biz her türlü senaryoya hazırlıklıyız," şeklinde konuştu.
PKK’nın Ateşkes Kararı
Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta örgüte silah bırakma çağrısında bulunmasının ardından, PKK 1 Mart itibarıyla ateşkes ilan ettiğini duyurdu. Örgütün Yürütme Komitesi tarafından yapılan açıklamada, Öcalan’ın çağrısına tam anlamıyla katıldıkları belirtilerek, “Bugünden itibaren ateşkes ilan ediyoruz,” denildi.
Çözüm Süreci ve PKK’nın Geçmişi
Türkiye’de PKK ile devlet arasında 2013-2015 yılları arasında sürdürülen çözüm süreci, silah bırakma, demokratik reformlar ve Kürt kimliğine yönelik hakların genişletilmesini kapsıyordu. Ancak 2015 yılında çatışmaların yeniden başlamasıyla süreç sona erdi.
1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Türkiye başta olmak üzere ABD, AB ve birçok ülke tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor. Örgütün gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle bugüne kadar yaklaşık 15 bin kişi hayatını kaybetti.
PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan, 1999 yılında yakalanarak müebbet hapis cezasına çarptırılmış ve o tarihten bu yana İmralı Cezaevi’nde tutuluyor.
Beylikdüzü'nde Gençler İçin Ramazan Sofrası Kuruldu

İstanbul Beylikdüzü ilçesinde, Fatih Sultan Mehmet Camii Gençlik Merkezi Ödevevinde bir iftar programı düzenlendi. Programa katılan gençler ile birlikte ramazan ayının bereketini paylaşmak ve dayanışmayı güçlendirmek amaçlandı. İftar programında gençlerle bir araya gelindiği belirtildi.
Ramazan Ayının Önemi Vurgulandı
İftar programında, Ramazan ayının manevi atmosferi ve sosyal sorumluluk bilincinin önemi vurgulandı. Gençlerin bu özel ayda birbirleriyle olan bağlarını kuvvetlendirmeleri ve toplumsal dayanışmaya katkıda bulunmaları teşvik edildi. Programın, gençlerin gelişimine yönelik faaliyetlere bir destek niteliği taşıdığı ifade edildi.
Gençlik Merkezlerinin Rolü
Fatih Sultan Mehmet Camii Gençlik Merkezi Ödevevi gibi gençlik merkezleri, öğrencilerin eğitimlerine destek olmanın yanı sıra sosyal ve kültürel etkinliklerle de gelişimlerine katkı sağlıyor. Bu tür mekanlar, gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri, yeni beceriler edinebilecekleri ve sağlıklı bir ortamda vakit geçirebilecekleri alanlar sunuyor.
- Ödevevinde ders çalışma imkanı
- Sosyal etkinlikler ve kulüpler
- Kişisel gelişim seminerleri
Beylikdüzü Kaymakamı Bülent Karacan'ın gençlerle bir araya gelerek iftar yapması, ilçedeki gençlere verilen önemin bir göstergesi olarak değerlendirildi. Bu tür ziyaretler ve etkinlikler, yöneticilerin gençlerin sorunlarını yakından takip etmelerine ve onlara destek olmalarına olanak sağlıyor.
Programın sonunda katılımcılar, ramazan ayının getirdiği huzur ve bereketin tüm insanlığa yayılması dileğinde bulundu.
Esenyurt'ta Özel Çocuklar İçin Bilim Atölyesi Kuruldu

Esenyurt Belediyesi Engelliler Koordinasyon Merkezi bünyesinde kurulan Bilim Atölyesi ile özel gereksinimli çocuklar için bilimle iç içe bir eğitim ortamı oluşturuldu. Bu atölyede, çocuklar hem eğlenerek öğrenme fırsatı buluyor hem de bilimsel düşünme becerilerini geliştiriyor.
Atölyenin Amacı ve İçeriği
Bilim Atölyesi'nin temel amacı, özel gereksinimli çocukların bilime olan ilgisini artırmak ve potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmaktır. Atölyede gerçekleştirilen etkinlikler, hem pratik uygulamaları hem de teorik bilgileri içeriyor. Çocuklar, basit deneylerle bilimsel prensipleri öğrenirken aynı zamanda problem çözme yeteneklerini de geliştiriyorlar.
Örneğin, atölyede suyun kaldırma kuvveti, elektrik devreleri veya manyetik alanlar gibi konular çeşitli deneyler aracılığıyla uygulamalı olarak öğretiliyor. Bu sayede çocuklar, soyut kavramları somutlaştırarak daha kolay anlayabiliyorlar.
Sosyalleşme ve Gelişim
Atölye çalışmaları sadece bilimsel öğrenimi değil, aynı zamanda çocukların sosyalleşmesine de katkıda bulunuyor. Grup halinde gerçekleştirilen deneyler, işbirliği yapmayı, iletişim kurmayı ve birbirlerine destek olmayı teşvik ediyor. Bu tür etkileşimler, çocukların sosyal becerilerini güçlendirerek topluma daha aktif katılımlarını sağlıyor.
Belediyenin Destekleri Devam Edecek
Esenyurt Belediyesi yetkilileri, özel gereksinimli çocuklara yönelik eğitim çalışmalarına önem verdiklerini ve bu tür projelerin sayısını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Atölye çalışmalarıyla ilgili yapılan açıklamada, "Her bir öğrencimizin destekçisi olmaya devam edeceğiz." ifadelerine yer verildi.
Belediye ayrıca, Engelliler Koordinasyon Merkezi aracılığıyla özel gereksinimli bireylere yönelik çeşitli eğitimler, rehabilitasyon programları ve sosyal etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Bu çalışmalarla, özel çocukların yaşam kalitesini yükseltmek ve topluma tam katılımını sağlamak hedefleniyor.
- Bilim Atölyesi'nde deneyler yaparak bilimsel düşünme becerileri geliştiriliyor.
- Atölye çalışmaları sosyalleşmeyi teşvik ediyor.
- Esenyurt Belediyesi, özel gereksinimli çocuklara yönelik eğitimlere destek vermeye devam edecek.
İmamoğlu, Ümraniye’de Örs Ailesi ile Birlikte İftar Açtı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ramazan ayında vatandaşlarla bir araya gelmeye devam ediyor. Bu akşam iftar vaktini Ümraniye'de yaşayan Örs ailesiyle birlikte geçiren İmamoğlu, aile sofrasına konuk oldu.
Emekçi Aile ile Sıcak Bir Buluşma
İmamoğlu, Ümraniye’deki bir evde emekçi Mithat Örs ve ailesi tarafından hazırlanan iftar yemeğini kabul etti. Sofrada Örs ailesinin yanı sıra mahalle sakinleri de yer aldı. İmamoğlu, ailenin misafirperverliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, aile ile sohbet etti ve onların gündelik yaşamlarına dair bilgi alışverişinde bulundu.
Ramazan Ayının Bereketi
İftar sofrasında konuşan İmamoğlu, ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaptı. Tüm İslam aleminin bu mübarek ayda birlik ve beraberlik içinde huzurla geçirmesini dilediğini belirtti. Tutulan oruçların kabul edilmesini temenni eden İmamoğlu, iftar sofralarının dayanışma ve paylaşmanın önemini taşıdığını ifade etti.
Vatandaşlarla Bağları Güçlendirme Çalışmaları
Ekrem İmamoğlu’nun bu tür ziyaretleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin vatandaşlarla doğrudan temas kurarak onların sorunlarını yerinde tespit etme ve çözüm üretme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. İmamoğlu daha önce de farklı ilçelerde benzer buluşmalarda bulunmuştu. Bu ziyaretler aracılığıyla vatandaşların beklentileri ve önerileri ilk ağızdan dinleniyor, belediye hizmetlerinin bu geri bildirimlere göre şekillenmesi hedefleniyor.
Örs ailesi ise İmamoğlu’nun kendilerini ziyaret etmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Aile, belediye başkanının sıcak ve samimi yaklaşımından etkilenerek teşekkürlerini sundu.
Balkanlardan Soğuk Hava Türkiye'yi Etkileyecek: Sıcaklıklar Mevsim Normallerinin Altına Düşüyor

Türkiye genelinde 18 Mart Salı gününden itibaren Balkanlar'dan gelen soğuk ve yağışlı hava etkili olmaya başlayacak. Meteoroloji uzmanları, soğuk havanın özellikle Çarşamba günü daha belirgin hale geleceğini ve sıcaklıkların önemli ölçüde düşeceğini belirtiyor.
Sıcaklıkta Düşüş Beklentisi
Çarşamba günü ülke genelinde sıcaklıklar 10 ila 15 derece arasında düşerek mevsim normallerinin altına inecek. Bu durum, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde kar yağışına neden olabilirken, düşük rakımlarda ise kuvvetli sağanak bekleniyor. Yetkililer, vatandaşların bu soğuk havaya karşı hazırlıklı olması ve gerekli önlemleri alması konusunda uyarıda bulunuyor.
Yağışlı Hava Etkili Olacak
Balkanlar'dan gelen soğuk hava kütlesiyle birlikte yağmurun etkili olacağı bölgeler arasında Karadeniz, Marmara, İç Ege ve Akdeniz kıyıları yer alıyor. Yağışların bazı bölgelerde şiddetli olabileceği belirtiliyor. Özellikle denizlerde rüzgarın kuvvetli esmesi bekleniyor, bu nedenle deniz ulaşımında aksamalar yaşanabilir.
Vatandaşlara Uyarılar
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, vatandaşlardan aşağıdaki konularda dikkatli olmalarını istiyor:
- Soğuk havaya karşı uygun giysiler tercih edin.
- Ani sıcaklık değişimlerine karşı hazırlıklı olun.
- Yağışlı havalarda dışarı çıkarken şemsiye veya yağmurluk kullanın.
- Deniz ulaşımında olası aksamaları takip edin.
- Yüksek rakımlı bölgelerde kar yağışı nedeniyle çığ riskine karşı dikkatli olun.
Sokak hayvanlarını soğuktan korumak için gerekli önlemlerin alınması da önem arz ediyor. Vatandaşlar, barınma imkanı olmayan hayvanlara mama ve su bırakarak destek olabilirler. Bu soğuk havanın ne kadar süre etkili olacağı henüz netleşmezken, meteoroloji uzmanları güncel hava durumu tahminlerini takip etme çağrısında bulunuyor.
Üsküdar'da 14 Mart Tıp Bayramı ve Ramazan Buluşması

Üsküdar Belediyesi, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla ve Ramazan ayının bereketini paylaşmak amacıyla sağlık çalışanları için bir iftar yemeği düzenledi. Etkinlikte, İlçe Sağlık Müdürü ve çok sayıda doktor, hemşire ile diğer sağlık personeli bir araya geldi.
Sağlık Çalışanlarına Teşekkür
İftar programında konuşan Üsküdar Belediye Başkanı, sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına dikkat çekti. Özellikle pandemi döneminde gösterilen fedakarlıkların tüm toplum tarafından takdir edildiğini vurgulayan Başkan, sağlık çalışanlarının her zaman yanlarında olacaklarını belirtti.
Belediye Başkanı konuşmasında, "Sağlık çalışanlarımız, hasta ve yaralılara şifa dağıtmak için gece gündüz demeden çalışıyorlar. Bu kutsal görevi yerine getirirken gösterdikleri özveri ve fedakarlık gerçekten takdire şayan. Biz de Üsküdar Belediyesi olarak, onların her zaman yanında olduğumuzu göstermek istedik." ifadelerini kullandı.
Ramazan'ın Bereketiyle Bir Arada
İftar yemeği, sağlık çalışanlarının kaynaşmasına ve moral bulmasına olanak sağladı. Programda, Ramazan ayının manevi atmosferi içerisinde sohbetler edildi ve dualar yapıldı. Sağlık çalışanları, bu anlamlı organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
- İftar yemeği, Üsküdar Belediyesi tarafından organize edildi.
- Etkinliğe İlçe Sağlık Müdürü ve çok sayıda sağlık personeli katıldı.
- Belediye Başkanı, sağlık çalışanlarına teşekkür etti ve desteklerini iletti.
Sağlık emekçilerinin özverili çalışmaları, toplum sağlığı için hayati önem taşıyor. Bu tür etkinlikler, onların motivasyonunu artırarak daha iyi hizmet vermelerine katkı sağlıyor. Üsküdar Belediyesi'nin bu anlamlı organizasyonu, sağlık çalışanlarına verilen değeri gösteren önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.
İlk Yorum yapan siz olun!