ProGrup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam, MÜSİAD EXPO Fuarı’nda Arkahaber'e özel açıklamalarda bulundu. Türk firmalarının uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmak için dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik stratejilerinin önemine değinen Çam, Green Quality uygulamasıyla çevre dostu üretim süreçlerini teşvik ettiklerini vurguladı. Ayrıca, Türk şirketlerinin dış ticaretin zorluklarını aşabilmesi için devlet desteği ve eğitim programlarının kritik rol oynadığını belirtti.

RÖPORTAJ/GÖKCAN ÖZKAN
PROGROUP Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim ÇAM, MÜSİAD EXPO FUARINDA ARKAHABER Muhabiri Gökcan Özkan’ın Sorularını Yanıtladı
Gökcan Özkan: Salim Bey, öncelikle sizi tanımak isteriz. ProGrup'un faaliyet alanları hakkında bize bilgi verebilir misiniz?
Dr.Salim Çam: Merhaba, öncelikle davetiniz için teşekkür ederim. ProGrup, 2003 yılında kurulmuş bir uluslararası danışmanlık firmasıdır. Amacımız, Türk markalarını küresel ölçekte rekabetçi hale getirmek ve uluslararası ticarette daha fazla yer edinmelerine yardımcı olmaktır. ProGrup'un faaliyet alanı geniş bir yelpazeye yayılmaktadır; şirketimize, Türk firmalarına dış ticaret, ihracat stratejileri, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik uygulamaları ve uluslararası pazarlama konusunda danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Ayrıca, firmaların uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde etmelerini sağlayacak çözümler üretmekteyiz. Şu anda 34 kişilik uzman bir kadro ile hizmet veriyoruz ve şirketlerimize yerli ve global piyasada büyüme fırsatları sunuyoruz.
Gökcan Özkan: ProGrup olarak Türk şirketlerinin uluslararası arenada daha güçlü olabilmesi için ne gibi stratejiler öneriyorsunuz?
Dr. Salim Çam: Öncelikle, Türk şirketlerinin uluslararası pazarda başarılı olabilmesi için doğru stratejiler geliştirmeleri gerekiyor. Şirketler, ürünlerini doğru şekilde tanıtmak ve hedef pazarlarını iyi seçmek zorundalar. İhracat sadece ürün satışıyla sınırlı olmamalı; firmalar dijital pazarlama, e-ticaret ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda da rekabet edebilmelidir. Bu bağlamda, ProGrup olarak Türk firmalarına, uluslararası pazarlarda dijital dönüşümü hızlandırmaları ve yeşil teknolojilere geçiş yapmaları konusunda rehberlik ediyoruz. Bu, aynı zamanda Türk firmalarının uluslararası pazarda daha değerli hale gelmelerini sağlıyor.
Gökcan Özkan: Türk firmalarının uluslararası rekabet gücünü artıracak en önemli faktörlerden biri de sürdürülebilirlik. ProGrup olarak "Green Quality" uygulamasını hayata geçirdiğinizi öğrendik. Bu proje hakkında detaylı bilgi verir misiniz?
Dr.Salim Çam: Green Quality, firmaların çevre dostu üretim süreçlerine geçmelerini ve sürdürülebilirlik anlayışını benimsemelerini amaçlayan bir sistem. Türk firmaları, son yıllarda çevresel ve sosyal sorumluluk konusunda daha bilinçli hale gelmeye başladı. Bu proje ile hedefimiz, Türk firmalarının çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı olmak ve aynı zamanda küresel sürdürülebilirlik standartlarına uyumlarını sağlamak. Bu sistemin içinde, firmalar enerji verimliliği, atık yönetimi, su kullanımının azaltılması gibi birçok alanda iyileştirmeler yaparak, çevresel sorumluluklarını yerine getirebiliyorlar. Aynı zamanda, sürdürülebilir ürün ve hizmetlerin pazarda daha fazla talep gördüğünü gözlemliyoruz. Bu nedenle, Green Quality, firmalar için hem çevreye katkı sağlamayı hem de rekabetçi olmalarını mümkün kılmayı amaçlıyor.
Gökcan Özkan: Green Quality sisteminin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için firmaların neler yapması gerekiyor?
Dr.Salim Çam: İlk olarak, şirketlerin yeşil üretim süreçlerini benimsemeleri gerekiyor. Bu, sadece çevre dostu ürünler üretmekten çok daha fazlasını ifade ediyor. Firmaların sürdürülebilirlik açısından tüm operasyonlarını gözden geçirmeleri ve çevresel etkilerini minimize etmeleri lazım. Bu noktada ProGrup olarak devreye giriyoruz. Firmalara, uluslararası standartlarda sürdürülebilirlik raporlaması, karbon ayak izi hesaplaması ve yeşil pazarlama stratejileri konularında destek veriyoruz. Bu sayede firmalar hem çevresel etkilerini azaltıyor hem de pazarda yeşil ve sürdürülebilir bir marka algısı yaratabiliyorlar. Yeşil üretim uygulamalarını hayata geçirmek, başlangıçta maliyetli olabilir, ancak uzun vadede bu tür uygulamaların tasarruf sağladığını ve markaların değerini artırdığını görüyoruz.
Gökcan Özkan: Türk şirketlerinin yurtdışına açılmalarıyla ilgili bazı zorluklarla karşılaşıyor musunuz? Bu engelleri aşmak için neler yapılmalı?
Dr.Salim Çam: Türk şirketleri yurtdışına açılmaya çalışırken çeşitli zorluklarla karşılaşabiliyorlar. En büyük zorluklardan biri, farklı pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün ve hizmet geliştirememek. Bu nedenle, firmaların pazar araştırması yaparak doğru hedef kitleyi belirlemeleri ve uluslararası ticaretin dinamiklerine hakim olmaları gerekiyor. Bunun yanında, dijital dönüşüm sürecine ayak uydurmak da önemli bir engel. Ancak, bu zorlukların üstesinden gelmek mümkün. ProGrup olarak, Türk firmalarına yurtdışına açılmadan önce hedef pazarları ve bu pazarların dinamiklerini iyi analiz etmelerini öneriyoruz. Ayrıca, dijital pazarlama, e-ticaret platformları ve sosyal medya stratejilerini de devreye sokarak firmaların globalleşme sürecinde daha etkin olmasını sağlıyoruz.
Gökcan Özkan: Son zamanlarda dikkat çeken bir diğer konu da Türkiye’nin ihracatına dair fahiş fiyat artışları. Bu sorunu nasıl çözebileceğimizi düşünüyorsunuz
Dr.Salim Çam: Fahiş fiyat artışları, özellikle iç pazarın sorunlarıyla bağlantılı olarak ortaya çıkabiliyor. Bu durum, ithalat ve ihracat dengesini de olumsuz yönde etkileyebiliyor. Ancak, fiyat artışlarını çözmenin temel yolu, maliyetlerin doğru yönetilmesi ve şirketlerin verimlilik artırıcı adımlar atmasıdır. Türk firmalarının, üretim süreçlerini daha verimli hale getirerek ve kaynakları doğru kullanarak maliyetleri düşürmeleri gerekiyor. Bunun yanı sıra, şirketlerin etik ve adil ticaret anlayışıyla hareket etmeleri önemli. Üretici ve tüketici arasında adil bir denge sağlanmalıdır. ProGrup olarak, firmalarımıza bu tür verimlilik artırıcı çözümler sunarak, fiyat artışlarının etkilerini minimize etmelerine yardımcı oluyoruz.
Gökcan Özkan: Son olarak, Türk markalarının uluslararası pazarda daha fazla yer alabilmesi için devlet desteği ve politika önerileriniz var mı?
Dr.Salim Çam: Devlet desteği, Türk markalarının global pazarlara açılmasında önemli bir rol oynuyor. Özellikle devletin ihracat teşviklerini ve desteklerini daha erişilebilir hale getirmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra, Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla yer alabilmesi için eğitim ve farkındalık oluşturulması çok önemli. Firmaların uluslararası ticaretin zorlukları hakkında daha fazla bilgi edinmeleri ve bu konuda eğitimler almaları gerektiğine inanıyorum. Ayrıca, devletin dijital dönüşüm ve yeşil teknoloji alanlarında daha fazla destek sunarak Türk markalarının bu alanlarda da rekabet edebilmesini sağlaması gerektiğini düşünüyorum.
Gökcan Özkan: Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim, Salim Bey. ProGrup ve Türk markaları için başarılar dilerim
Dr.Salim Çam: Ben teşekkür ederim. Sağ olun.
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Sarıyer'de Köklü Altyapı Problemi Son Buldu

Sarıyer Belediyesi, Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Bilgi Sokak’ta uzun yıllardır bölge sakinlerini olumsuz etkileyen altyapı sorununu çözüme kavuşturdu. Yıllardır yaşanan su baskınları ve kötü kokular, yapılan çalışmalarla tarihe karıştı.
İSKİ ile Ortak Çalışma
Sarıyer Belediyesi, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışma kapsamında, atık su ve yağmur suyu hatlarını ayrıştırdı. Mahalle sakinleri tarafından sıklıkla dile getirilen şikayetlere cevap olarak başlayan süreç, titiz bir planlama ve koordinasyon sonucunda tamamlandı.
Sorunun Köküne İnildi
Bilgi Sokak’ta yıllardır süregelen altyapı yetersizliği, özellikle yağışlı havalarda su baskınlarına neden oluyor ve beraberinde kötü kokuları getiriyordu. Yapılan incelemeler neticesinde sorunun kaynağının, atık su ve yağmur suyu hatlarının aynı borulardan geçmesinden kaynaklandığı tespit edildi. Bu durum, hem hijyenik olmayan bir ortam yaratıyor hem de altyapı sisteminin verimsiz çalışmasına yol açıyordu.
Geleceğe Yönelik Altyapı Hamlesi
Sarıyer Belediyesi yetkilileri, yapılan bu çalışmanın sadece günü kurtarmaya yönelik olmadığını, aynı zamanda geleceğe dönük bir yatırım olduğunu vurguladı. Yetkililer açıklamasında, "Sarıyer'de altyapıya günübirlik değil, uzun vadeli çözümlerle yaklaşıyoruz. Amacımız, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak ve ilçemizi daha yaşanabilir hale getirmek" ifadelerini kullandılar.
- Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Bilgi Sokak'ta altyapı sorununa son verildi.
- Atık su ve yağmur suyu hatları ayrıştırılarak köklü bir çözüm sağlandı.
- İSKİ ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ortak çalışma yürütüldü.
- Geleceğe yönelik altyapı yatırımlarına devam edilecek.
Yapılan çalışmalarla bölge sakinleri, artık su baskını endişesi olmadan yaşamlarını sürdürebilecekler ve daha sağlıklı bir çevrede ikamet edebilecekler. Sarıyer Belediyesi, ilçenin diğer mahallelerinde de benzer altyapı sorunlarının çözümü için çalışmalarına devam ediyor.
Kırmızı Bültenle Aranan Şüpheliler Gürcistan'dan Türkiye'ye Geri Getirildi

İçişleri Bakanlığı, Kırmızı Bülten ile uluslararası düzeyde aranan ve Gürcistan'a kaçan H.A., H.D., İ.B., Ö.T. ve A.S.Ö. isimli şahısların yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini duyurdu. Operasyon, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Interpol Europol iş birliğiyle gerçekleştirildi.
Ulusal Seviyede Aranan Şüpheliler Yakalandı
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, aynı zamanda ulusal seviyede aranan R.U.C.K. ve M.Ç. isimli şahısların da Gürcistan'dan Türkiye'ye getirildiği belirtildi. Bu operasyonla birlikte, iki ülke arasındaki iş birliği sayesinde kaçakların adalete teslim edildiği vurgulandı.
Operasyonun Detayları
Gürcistan makamlarıyla koordineli olarak yürütülen çalışmalarda, şüphelilerin Gürcistan'daki saklandıkları yerler tespit edildi. Ardından gerçekleştirilen operasyonlarla şüpheliler gözaltına alınarak Türkiye’ye getirildi. Şüphelilerin iadesi, uluslararası suçluların yakalanması ve adalete teslim edilmesi noktasında önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.
Adalet Bakanlığı'nın Rolü
Operasyonda Adalet Bakanlığı'nın da koordinasyon sağladığı belirtildi. Bakanlık, şüphelilerin iadesi sürecinde gerekli yasal prosedürleri takip ederek operasyona destek verdi.
Şüpheliler Hakkında Bilgiler
Yakalanan şüphelilerden H.A., H.D., İ.B., Ö.T. ve A.S.Ö.’nün Kırmızı Bülten ile arandığı, R.U.C.K. ve M.Ç.’nin ise ulusal düzeyde çeşitli suçlardan dolayı hakkında yakalama kararı olduğu öğrenildi. Şüphelilerin hangi suçlamalarla yargılanacağı ilerleyen günlerde netlik kazanacak.
- Yakalanan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.
- Operasyonun başarısı, uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha gösterdi.
- Adalet Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün koordineli çalışması sayesinde kaçak şüpheliler adalete teslim edildi.
Kağıthane Belediyesi'nden Bayram Sonrası Balık Ekmek İkramı

Kağıthane Belediyesi, bayram sonrası vatandaşların bir araya gelerek hasret gidermesini amaçlayan geleneksel balık ekmek ikramını düzenleyeceğini duyurdu. Etkinlik, 6 Nisan Pazar günü saat 14:00'te Hasbahçe Mesire Alanı'nda gerçekleştirilecek.
Geleneksel Lezzetler ve Dayanışma
Kağıthane Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen balık ekmek ikramı, bu yıl da vatandaşları bir araya getirmeyi hedefliyor. Etkinlikte taze balıklar özenle hazırlanacak ve lezzetli balık ekmeklerle katılımcılara sunulacak.
Hasbahçe Mesire Alanı'nda Keyifli Bir Pazar
6 Nisan Pazar günü Hasbahçe Mesire Alanı'nda düzenlenecek olan etkinliğin, vatandaşlar için keyifli bir gün geçirme imkanı sağlayacağı belirtildi. Aileler ve komşular, mesire alanının doğal güzellikleri eşliğinde balık ekmek lezzetinin tadını çıkarabilecekler.
Etkinlik Detayları
* Tarih: 6 Nisan Pazar
* Saat: 14:00
* Yer: Hasbahçe Mesire Alanı
* Düzenleyen: Kağıthane Belediyesi
Kağıthane Belediyesi yetkilileri, etkinliğe tüm vatandaşların davetli olduğunu ve birlik beraberlik içerisinde güzel bir gün geçirilmesini temenni ettiklerini ifade etti. Bu etkinlik, yerel halkın sosyalleşmesine ve dayanışma ruhunun güçlenmesine katkı sağlayacak. Özellikle bayram sonrası moral bulmak isteyenler için ideal bir fırsat sunuyor.
Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalogu 6 Yıl Sonra Brüksel'de Yapıldı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 6 yıl aranın ardından bugün Brüksel’de gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısına katıldı. Toplantının çok yapıcı bir atmosferde geçtiği belirtildi.
Ekonomik İşbirliği ve Geliştirme Alanları
Toplantıda, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve her alanda işbirliğinin artırılması konuları ele alındı. Bakan Şimşek, AB’li muhataplarıyla verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini ifade etti. Görüşmelerde özellikle şu başlıklar öne çıktı:
- Ticaretin Artırılması: İki taraf arasındaki ticaret hacminin artırılması için potansiyel alanlar ve engeller masaya yatırıldı.
- Yatırım Ortamının İyileştirilmesi: Türkiye’deki yatırım ortamının iyileştirilmesi ve AB’den daha fazla yatırım çekmek için atılacak adımlar tartışıldı.
- Enerji İşbirliği: Enerji alanında ortak projeler geliştirme ve enerji güvenliğini artırma yolları değerlendirildi. Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanıldığı öğrenildi.
- Dijital Ekonomi: Dijital dönüşüm süreçlerinde işbirliği yapma olanakları araştırıldı.
Görüşmelerin Detayları
Toplantıda, bölgesel ve küresel ekonomik gelişmeler de değerlendirildi. Türkiye’nin AB ile ekonomik ilişkilerini daha ileriye taşımaya istekli olduğu vurgulandı. Ekonomik diyaloğun yeniden canlandırılması, iki taraf arasındaki güvenin artırılması açısından önemli bir adım olarak görüldü. Bakan Şimşek'in açıklamalarına göre, görüşmelerde somut işbirliği projeleri üzerinde duruldu ve önümüzdeki dönemde bu projelerin hayata geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılacağı belirtildi.
Görüşmeler, AB’nin Türkiye ile ekonomik ilişkilerini güçlendirme arzusunu ortaya koyarken, her iki taraf da karşılıklı faydaya dayalı bir işbirliği ortamı oluşturma konusunda ortak bir anlayış sergiledi.
Silivri'de Pirografi Sergisi Kapılarını Açıyor

Silivri Belediyesi Oğuz Aral Sanat Galerisi, 4 Nisan Cuma günü saat 14:00’da pirografi sanatının inceliklerini gözler önüne seren bir sergiye ev sahipliği yapacak. "Pirografinin Ahengi ve Renklerin Harmonisi" başlığı altında düzenlenen karma sergi, sanatseverleri ağırlamaya hazırlanıyor.
Pirografi Sanatına Işık Tutuluyor
Pirografi, ahşap veya diğer malzemeler üzerine ısıtılmış bir aletle desenler yakılarak oluşturulan bir sanat dalıdır. Bu teknikle elde edilen eserler, özellikle ince detaylar ve gölgelendirme açısından dikkat çekicidir. Sergi, pirografi sanatının farklı yorumlarını sunan çeşitli sanatçıların eserlerini barındıracak.
Sergi Detayları
* Sergi Adı: Pirografinin Ahengi ve Renklerin Harmonisi Karma Sergisi
* Yer: Silivri Belediyesi Oğuz Aral Sanat Galerisi
* Açılış Tarihi: 4 Nisan Cuma
* Açılış Saati: 14:00
Sergi, pirografi sanatına ilgi duyanlar için eşsiz bir deneyim sunarken, aynı zamanda bu sanatı keşfetmek isteyenlere de ilham verecek. Sanat galerisi yetkilileri, serginin tüm halka açık olduğunu ve herkesi davet ettiğini belirtti. Sergide yer alan eserler, ziyaretçilere farklı temalarda ve tarzlarda pirografi örneklerini sunacak.
Sanat Galerisi'nin Önemi
Silivri Belediyesi Oğuz Aral Sanat Galerisi, bölgedeki sanatsal etkinliklerin merkezi konumunda bulunuyor. Galeri, düzenli olarak çeşitli sergilere ev sahipliği yaparak, sanatçıların eserlerini geniş kitlelere ulaştırma imkanı sağlıyor. Bu tür etkinlikler, Silivri'nin kültürel yaşamına katkıda bulunmanın yanı sıra, yerel sanatçıları da desteklemeyi amaçlıyor. Sergiyi ziyaret ederek hem sanata destek olunabilir hem de farklı bir sanat dalıyla tanışma fırsatı yakalanabilir.
Çatalca Belediyesi, Kadın Hakları Günü'nü Kutladı

Çatalca Belediyesi, kadınların seçme ve seçilme hakkını elde ettiği 3 Nisan tarihini bir mesajla kutladı. Mesajda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınlara verdiği öneme vurgu yapılarak, "Ey kahraman Türk kadını sen yerde sürünmeye değil omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın" sözleri hatırlatıldı.
Türkiye'nin Kadın Haklarındaki Öncü Rolü
Mesajda aynı zamanda, 3 Nisan 1930 tarihinde pek çok dünya ülkesinden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verildiği belirtildi. Bu durumun, Türkiye’nin kadın hakları konusundaki öncü rolünü gösterdiği ifade edildi. Kadınların siyasi hayattaki aktif rolünün önemine dikkat çekilirken, bu hakkın elde edilmesinde Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük katkıları olduğu vurgulandı.
Belediye Başkanlarına Başarı Dilekleri ve Anma
Çatalca Belediyesi mesajında ayrıca tüm kadın belediye başkanlarına görevlerinde başarılar dilendi. Hayatını kaybeden kadın siyasetçiler ve liderler de rahmetle anıldı. Kadınların toplumsal hayattaki rolünün güçlendirilmesi için çalışmaların devam edeceği belirtildi.
- 3 Nisan 1930, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkı kazandığı tarihi bir gün olarak kabul edilir.
- Mustafa Kemal Atatürk'ün kadın haklarına verdiği önem, Türkiye'nin bu alandaki ilerlemesinde önemli bir rol oynamıştır.
- Kadın belediye başkanları, yerel yönetimlerdeki temsil gücünü artırarak toplumsal kalkınmaya katkı sağlamaktadır.
Esenyurt'ta Kanser Erken Teşhis Seferberliği Başlatıldı

Esenyurt Belediyesi ve Esenyurt Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle, ilçe genelinde kanser erken teşhisine yönelik kapsamlı bir sağlık seferberliği başlatıldı. Amacı, kansere karşı farkındalığı artırmak ve vatandaşların sağlığını korumak olan bu çalışma kapsamında, ücretsiz kanser tarama testleri ve muayeneler mahallelerde gerçekleştirilecek.
Kanserle Mücadelede Erken Teşhisin Önemi
Uzmanlar, kanserin erken teşhisinin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurguluyor. Erken teşhis sayesinde hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve hatta tamamen ortadan kaldırılabilir. Bu nedenle Esenyurt Belediyesi'nin bu girişimi büyük önem taşıyor. Kanser tarama programları, genellikle belirti göstermeyen kanser türlerinin erken evrede tespit edilmesini sağlayarak hayat kurtarıcı olabilir.
Sağlık Hizmetleri Mahallelere Taşınıyor
Esenyurt Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde yürütülen bu projede, sağlık ekipleri belirlenen takvime göre Esenyurt'un farklı mahallelerine giderek vatandaşlara kanser tarama hizmeti sunacak. Bu sayede özellikle sağlık kuruluşlarına ulaşımı zor olan veya zaman kısıtlaması yaşayan vatandaşların da taramalardan faydalanması hedefleniyor.
Hizmet Takvimi ve Bilgi Edinme
7 Nisan
- 16 Mayıs tarihleri arasında devam edecek olan kanser tarama seferberliği ile ilgili detaylı bilgiye ulaşmak isteyen vatandaşlar, 444 0 411 numaralı çağrı merkezini arayabilir veya [https://www.esenyurtbel.tr/duyurular/sayfa/kanserden-korkma-geckalmaktan-kork-378](https://www.esenyurtbel.tr/duyurular/sayfa/kanserden-korkma-geckalmaktan-kork-378) adresindeki hizmet takvimini inceleyebilirler.
- Kanser tarama testleri ücretsizdir.
- Taramalar, İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilecektir.
- Vatandaşların kimlik bilgileriyle başvurması yeterlidir.
Esenyurt Belediyesi yetkilileri, tüm vatandaşları bu önemli sağlık seferberliğine katılmaya davet ederek, "Kanserden korkma, geç kalmaktan kork!" mesajını vurguladı.
Beylikdüzü'nde Nisan Ayı Kültür ve Sanat Etkinlikleri Başlıyor

Beylikdüzü Belediyesi, 2025 Nisan ayında birbirinden çeşitli kültür ve sanat etkinlikleriyle vatandaşları buluşturacak. Etkinlikler kapsamında tiyatro gösterilerinden konserlere, atölye çalışmalarından sergilere kadar geniş bir yelpazede faaliyet gerçekleştirilecek. Bu etkinliklerle ilçedeki kültürel çeşitliliğin artırılması ve vatandaşların sanata erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.
Nisan Ayı Etkinlik Takvimi
Beylikdüzü Belediyesi'nin 2025 Nisan ayındaki kültür sanat takvimi oldukça dolu görünüyor. İlçe sakinleri, farklı disiplinlerdeki etkinliklerle keyifli vakit geçirebilecekler. Özellikle çocuklara yönelik düzenlenen atölye çalışmaları ve tiyatro gösterileri büyük ilgi görmesi bekleniyor.
- Tiyatro Gösterileri: Yerel tiyatro topluluklarının yanı sıra, profesyonel tiyatroların oyunları da Beylikdüzü'nde sahnelenecek.
- Konserler: Farklı müzik türlerini bir araya getiren konserler düzenlenecek. Türk halk müziği, klasik müzik ve popüler şarkılar içeren geniş bir repertuvar sunulacak.
- Atölye Çalışmaları: Resim, seramik, el sanatları gibi farklı alanlarda atölye çalışmaları düzenlenerek vatandaşların yeteneklerini keşfetmesi ve geliştirmesi sağlanacak. Örneğin, çocuklara yönelik kil resim atölyeleri veya yetişkinler için ebru sanatı kursları verilebilecek.
- Sergiler: Yerel sanatçıların eserlerinin sergilendiği etkinlikler düzenlenecek. Bu sayede hem sanatçılar desteklenmiş olacak hem de vatandaşlar farklı sanat akımlarıyla tanışma fırsatı bulacak.
Kültürel Etkileşim ve Sanatın Gücü
Beylikdüzü Belediyesi yetkilileri, kültür ve sanat etkinliklerinin toplumun bireyler arasındaki etkileşimi artırdığını ve sosyal uyumu güçlendirdiğini vurguluyorlar. Sanata yapılan yatırımın, ilçenin yaşam kalitesini yükselttiği ve Beylikdüzü'nün kültürel bir merkez haline gelmesine katkıda bulunduğu belirtiliyor. Etkinlikler sayesinde vatandaşların hem eğleneceği hem de yeni şeyler öğreneceği bir ortam yaratılmak isteniyor.
Belediye, etkinliklerin duyurularını sosyal medya hesapları ve web sitesi üzerinden yapacak. Ayrıca, ilçe içindeki çeşitli noktalara afişler asılarak da etkinliklere katılımın artırılması hedefleniyor. Nisan ayındaki kültür sanat etkinlikleriyle Beylikdüzü'nde sanat dolu bir bahar yaşanması bekleniyor.
Küçükçekmece Belediye Başkanı Çebi, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Polat'ın Sağlığına ve Özgürlüğüne Dikkat Çekti

Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın tutuklu bulunmasına ilişkin yaptığı açıklamada, Polat’ın sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde tutulmasının endişe verici olduğunu belirtti. İBB’nin kültürel mirasa olan katkılarını vurgulayan Çebi, Polat'ın bir an önce özgürlüğüne kavuşması gerektiğini ifade etti.
İBB’nin Kültürel Çalışmalarına Vurgu
Belediye Başkanı Çebi, Mahir Polat'ın İBB bünyesinde üstlendiği görevlerde İstanbul'un kültürel hayatına önemli katkılar sağladığını vurguladı. Özellikle İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasının korunması, restorasyon projeleri ve sanatsal etkinliklerin düzenlenmesinde Polat’ın aktif rol oynadığını kaydetti. Çebi, "Mahir Polat, İstanbul'a olan sevgisiyle bilinen ve şehrin güzelleşmesi için gece gündüz çalışan bir isimdir." dedi.
Sağlık Sorunları İddiaları
Polat'ın cezaevinde sağlık sorunları yaşadığına dair iddialar ise kamuoyunda geniş yankı buldu. Çebi, bu konuda yetkililerin gerekli hassasiyeti göstermesini ve Polat’ın sağlığının derhal kontrol altına alınmasını talep etti. Özellikle tutukluluk süresince yeterli sağlık hizmeti alamaması durumunda oluşabilecek olumsuz sonuçlara dikkat çekti.
“Özgürlüğü Bir An Önce İade Edilmeli”
Kemal Çebi, yaptığı açıklamaların devamında Mahir Polat'ın özgürlüğünün bir an önce iade edilmesi gerektiğini vurguladı. Çebi, "Mahir Polat’a yöneltilen suçlamalarla ilgili hukuki süreç devam etse bile, sağlık sorunları ve İBB’ye olan katkıları göz önünde bulundurularak tahliyesi sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.
- Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Mahir Polat'ın cezaevinde tutulmasına tepki gösterdi.
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Polat’ın sağlık durumunun endişe verici olduğu belirtildi.
- Polat’ın İstanbul’un kültürel mirasına yaptığı katkılar vurgulandı.
Erdal Beşikçioğlu'ndan Sanata Özgürlük Çağrısı

Oyuncu Erdal Beşikçioğlu, sanat ve ifade özgürlüğü üzerine yaptığı paylaşımla dikkat çekti. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, sanatın susturulmasının mümkün olmadığını vurgulayan Beşikçioğlu, "Sanatçı susmaz, Sanat susturulamaz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, kısa sürede geniş yankı uyandırarak sanat dünyasında tartışmalara yol açtı.
Sanatın Yankısı: Alkıştan Yasağa
Beşikçioğlu, sanatın sadece alkışlandığında değil, yasaklandığında da daha güçlü bir etki yaratacağını belirtti. Bu yorumu, geçmişte sansürlenen veya baskı gören sanat eserlerine ve sanatçılara örnekler teşkil ediyor. Örneğin, birçok yazarın eseri yayınlanmaktan men edilirken, bu durum onların çalışmalarına olan ilgiyi artırmış ve onları daha fazla tanınır hale getirmiştir. Aynı şekilde, tiyatro oyunları veya konserlerin yasaklanması, protestoları tetikleyerek sanatın gücünü göstermiştir.
İfade Özgürlüğünün Önemi
Sanatçıların özgürce düşüncelerini ifade edebilmesi, demokratik bir toplumun temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. İfade özgürlüğü kısıtlandığında, yaratıcılık ve yenilik de zarar görüyor. Erdal Beşikçioğlu'nun mesajı, bu önemli konuya dikkat çekerek sanatçıların ve tüm bireylerin ifade özgürlüğünü savunma çağrısı olarak yorumlanıyor.
Sanat Dünyasından Destek
Beşikçioğlu’nun paylaşımına birçok sanatçıdan destek geldi. Sosyal medyada #SanatSusturulamaz etiketiyle paylaşımlar yapılarak, sanatın özgürlüğü vurgulandı. Bu durum, sanat dünyasının bu konuda ne kadar hassas olduğunu ve ifade özgürlüğünü koruma konusunda birleştiğini gösteriyor.
- Erdal Beşikçioğlu'nun mesajı, sanatın toplumsal önemine dikkat çekiyor.
- Sanatçıların özgürce üretim yapabilmesi için gerekli koşulların sağlanması gerektiği vurgulanıyor.
- İfade özgürlüğünün korunmasının demokratik bir toplumun vazgeçilmezi olduğu belirtiliyor.
İlk Yorum yapan siz olun!