ProGrup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam, MÜSİAD EXPO Fuarı’nda Arkahaber'e özel açıklamalarda bulundu. Türk firmalarının uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmak için dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik stratejilerinin önemine değinen Çam, Green Quality uygulamasıyla çevre dostu üretim süreçlerini teşvik ettiklerini vurguladı. Ayrıca, Türk şirketlerinin dış ticaretin zorluklarını aşabilmesi için devlet desteği ve eğitim programlarının kritik rol oynadığını belirtti.

Dr. Salim Çam: Türk Firmaları Dijital Dönüşümde Geri Kalmamalı, Sürdürülebilirlikte Lider Olmalı!


RÖPORTAJ/GÖKCAN ÖZKAN

PROGROUP Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim ÇAM, MÜSİAD EXPO FUARINDA ARKAHABER Muhabiri Gökcan Özkan’ın Sorularını Yanıtladı

Gökcan Özkan: Salim Bey, öncelikle sizi tanımak isteriz. ProGrup'un faaliyet alanları hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Dr.Salim Çam: Merhaba, öncelikle davetiniz için teşekkür ederim. ProGrup, 2003 yılında kurulmuş bir uluslararası danışmanlık firmasıdır. Amacımız, Türk markalarını küresel ölçekte rekabetçi hale getirmek ve uluslararası ticarette daha fazla yer edinmelerine yardımcı olmaktır. ProGrup'un faaliyet alanı geniş bir yelpazeye yayılmaktadır; şirketimize, Türk firmalarına dış ticaret, ihracat stratejileri, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik uygulamaları ve uluslararası pazarlama konusunda danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Ayrıca, firmaların uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde etmelerini sağlayacak çözümler üretmekteyiz. Şu anda 34 kişilik uzman bir kadro ile hizmet veriyoruz ve şirketlerimize yerli ve global piyasada büyüme fırsatları sunuyoruz.

Gökcan Özkan: ProGrup olarak Türk şirketlerinin uluslararası arenada daha güçlü olabilmesi için ne gibi stratejiler öneriyorsunuz?

Dr. Salim Çam: Öncelikle, Türk şirketlerinin uluslararası pazarda başarılı olabilmesi için doğru stratejiler geliştirmeleri gerekiyor. Şirketler, ürünlerini doğru şekilde tanıtmak ve hedef pazarlarını iyi seçmek zorundalar. İhracat sadece ürün satışıyla sınırlı olmamalı; firmalar dijital pazarlama, e-ticaret ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda da rekabet edebilmelidir. Bu bağlamda, ProGrup olarak Türk firmalarına, uluslararası pazarlarda dijital dönüşümü hızlandırmaları ve yeşil teknolojilere geçiş yapmaları konusunda rehberlik ediyoruz. Bu, aynı zamanda Türk firmalarının uluslararası pazarda daha değerli hale gelmelerini sağlıyor.

Gökcan Özkan: Türk firmalarının uluslararası rekabet gücünü artıracak en önemli faktörlerden biri de sürdürülebilirlik. ProGrup olarak "Green Quality" uygulamasını hayata geçirdiğinizi öğrendik. Bu proje hakkında detaylı bilgi verir misiniz?

Dr.Salim Çam: Green Quality, firmaların çevre dostu üretim süreçlerine geçmelerini ve sürdürülebilirlik anlayışını benimsemelerini amaçlayan bir sistem. Türk firmaları, son yıllarda çevresel ve sosyal sorumluluk konusunda daha bilinçli hale gelmeye başladı. Bu proje ile hedefimiz, Türk firmalarının çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı olmak ve aynı zamanda küresel sürdürülebilirlik standartlarına uyumlarını sağlamak. Bu sistemin içinde, firmalar enerji verimliliği, atık yönetimi, su kullanımının azaltılması gibi birçok alanda iyileştirmeler yaparak, çevresel sorumluluklarını yerine getirebiliyorlar. Aynı zamanda, sürdürülebilir ürün ve hizmetlerin pazarda daha fazla talep gördüğünü gözlemliyoruz. Bu nedenle, Green Quality, firmalar için hem çevreye katkı sağlamayı hem de rekabetçi olmalarını mümkün kılmayı amaçlıyor.


Gökcan Özkan: Green Quality sisteminin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için firmaların neler yapması gerekiyor?

Dr.Salim Çam: İlk olarak, şirketlerin yeşil üretim süreçlerini benimsemeleri gerekiyor. Bu, sadece çevre dostu ürünler üretmekten çok daha fazlasını ifade ediyor. Firmaların sürdürülebilirlik açısından tüm operasyonlarını gözden geçirmeleri ve çevresel etkilerini minimize etmeleri lazım. Bu noktada ProGrup olarak devreye giriyoruz. Firmalara, uluslararası standartlarda sürdürülebilirlik raporlaması, karbon ayak izi hesaplaması ve yeşil pazarlama stratejileri konularında destek veriyoruz. Bu sayede firmalar hem çevresel etkilerini azaltıyor hem de pazarda yeşil ve sürdürülebilir bir marka algısı yaratabiliyorlar. Yeşil üretim uygulamalarını hayata geçirmek, başlangıçta maliyetli olabilir, ancak uzun vadede bu tür uygulamaların tasarruf sağladığını ve markaların değerini artırdığını görüyoruz.

Gökcan Özkan: Türk şirketlerinin yurtdışına açılmalarıyla ilgili bazı zorluklarla karşılaşıyor musunuz? Bu engelleri aşmak için neler yapılmalı?

Dr.Salim Çam: Türk şirketleri yurtdışına açılmaya çalışırken çeşitli zorluklarla karşılaşabiliyorlar. En büyük zorluklardan biri, farklı pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün ve hizmet geliştirememek. Bu nedenle, firmaların pazar araştırması yaparak doğru hedef kitleyi belirlemeleri ve uluslararası ticaretin dinamiklerine hakim olmaları gerekiyor. Bunun yanında, dijital dönüşüm sürecine ayak uydurmak da önemli bir engel. Ancak, bu zorlukların üstesinden gelmek mümkün. ProGrup olarak, Türk firmalarına yurtdışına açılmadan önce hedef pazarları ve bu pazarların dinamiklerini iyi analiz etmelerini öneriyoruz. Ayrıca, dijital pazarlama, e-ticaret platformları ve sosyal medya stratejilerini de devreye sokarak firmaların globalleşme sürecinde daha etkin olmasını sağlıyoruz.


Gökcan Özkan: Son zamanlarda dikkat çeken bir diğer konu da Türkiye’nin ihracatına dair fahiş fiyat artışları. Bu sorunu nasıl çözebileceğimizi düşünüyorsunuz

Dr.Salim Çam: Fahiş fiyat artışları, özellikle iç pazarın sorunlarıyla bağlantılı olarak ortaya çıkabiliyor. Bu durum, ithalat ve ihracat dengesini de olumsuz yönde etkileyebiliyor. Ancak, fiyat artışlarını çözmenin temel yolu, maliyetlerin doğru yönetilmesi ve şirketlerin verimlilik artırıcı adımlar atmasıdır. Türk firmalarının, üretim süreçlerini daha verimli hale getirerek ve kaynakları doğru kullanarak maliyetleri düşürmeleri gerekiyor. Bunun yanı sıra, şirketlerin etik ve adil ticaret anlayışıyla hareket etmeleri önemli. Üretici ve tüketici arasında adil bir denge sağlanmalıdır. ProGrup olarak, firmalarımıza bu tür verimlilik artırıcı çözümler sunarak, fiyat artışlarının etkilerini minimize etmelerine yardımcı oluyoruz.

Gökcan Özkan: Son olarak, Türk markalarının uluslararası pazarda daha fazla yer alabilmesi için devlet desteği ve politika önerileriniz var mı?

Dr.Salim Çam: Devlet desteği, Türk markalarının global pazarlara açılmasında önemli bir rol oynuyor. Özellikle devletin ihracat teşviklerini ve desteklerini daha erişilebilir hale getirmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra, Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla yer alabilmesi için eğitim ve farkındalık oluşturulması çok önemli. Firmaların uluslararası ticaretin zorlukları hakkında daha fazla bilgi edinmeleri ve bu konuda eğitimler almaları gerektiğine inanıyorum. Ayrıca, devletin dijital dönüşüm ve yeşil teknoloji alanlarında daha fazla destek sunarak Türk markalarının bu alanlarda da rekabet edebilmesini sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

Gökcan Özkan: Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim, Salim Bey. ProGrup ve Türk markaları için başarılar dilerim

Dr.Salim Çam: Ben teşekkür ederim. Sağ olun.