Bahçıvan: "Gümrük Birliğini tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine; Gümrük Birliği'ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyacımız var. Sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği'nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum."

Bahçıvan: "Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga"


“Küresel Görünüm ve 2026’da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar” ana gündemiyle Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.

Toplantının açılış konuşmasını Erdal Bahçıvan yaparken, **Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde düzenlenen panelde; Ekonomi Yazarı ve Bloomberg HT Yorumcusu Abdurrahman Yıldırım, İSO Danışmanı ve BESFİN Danışmanlık CEO’su Ferda Besli ile **Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim yer aldı.


Bahçıvan: “Gümrük Birliği Sanayimiz İçin Prangaya Dönüştü”

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, açılış konuşmasında ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliği konusuna dikkat çekti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin kısa vadede mümkün görünmediğini ifade eden Bahçıvan, Gümrük Birliği’nin tüm boyutlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Gümrük Birliği’ni komple ele alıp, güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri sektör bazında değerlendireceğimiz yeni bir çalışmaya ihtiyacımız var. Sanayimiz için artık bir pranga haline gelen bu yapının yenilenmesi daha fazla ertelenmemeli.”

Bahçıvan, AB’nin “Made in Europe” sanayi stratejisi, Yeşil Dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenlemesi, Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) ve AB’nin MERCOSUR ile yaptığı yeni anlaşmaların Türk sanayisi açısından ciddi rekabet baskısı yaratacağını söyledi. Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerin, en büyük ihracat pazarı olan AB’de rekabeti artıracağına dikkat çekti.


“Yüksek Belirsizlik Yeni Normal Haline Geldi”

Küresel ekonominin siyaset, jeopolitik gelişmeler ve egemenlik yarışlarıyla iç içe geçtiği bir döneme girildiğini belirten Bahçıvan, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin artık ‘yeni normal’ olduğunu ifade etti.

Ukrayna, İran ve Suriye başta olmak üzere Türkiye’nin çevresindeki jeopolitik risklere işaret eden Bahçıvan, buna rağmen Türkiye’nin jeopolitik konumu, ekonomik kapasitesi ve dengeli dış politikasıyla bölgesinde önemi giderek artan bir aktör olduğunu vurguladı.


“Ürün ve Pazar Çeşitliliğimiz Büyük Avantaj”

Türk sanayisinin ürün ve pazar çeşitliliği açısından güçlü bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, küresel talepteki dalgalanmalara karşı bu tamponların daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Risklere karşı korunmanın ve fırsatları değerlendirmenin yolu, kendi kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor.”


Makro-Finansal İstikrar ve Reform Vurgusu

2023 ortalarında başlatılan makro-finansal istikrar politikalarının sonuç vermeye başladığını belirten Bahçıvan, enflasyonun yıl sonuna doğru yüzde 20’lere gerilemesini, bütçede iyileşmeyi ve cari açığın sürdürülebilir seviyelerde olmasını olumlu gelişmeler olarak değerlendirdi.

Ancak finansal istikrarın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Bahçıvan, bu zeminin yapısal reformlar için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.


“Sanayide Yapısal Dönüşüm ve Verimlilik Şart”

Bu yılın bir reform yılı olması gerektiğini belirten İSO Başkanı, sanayide teknoloji açığının en önemli sorunlardan biri olduğunu söyledi. Savunma sanayisinde yakalanan başarının tüm sektörlere yayılması gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:

“Sanayide yapısal dönüşümü ve verimlilik artışını ödüllendiren bir kaynak tahsis mekanizması, reform ajandamızın ilk sırasında yer almalıdır.”