Küçükçekmece Belediyesi, kadınların eşit, özgür ve güven içinde yaşama hakkına dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir adım attı. Küçükçekmece'de öldürüldükten sonra Eyüpsultan'da yol kenarında bir valizin içinde cansız bedeni bulunan Ayşe Tokyaz'ın ismi, Küçükçekmece Belediye Meclis kararıyla Atakent Mahallesi'nde bulunan bir parka verilerek ölümsüzleştirildi.
Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Ayşe Tokyaz'ın adının ilçede sonsuza dek yaşatılacağını belirterek, bu kararın aynı zamanda kadına yönelik şiddete karşı güçlü bir duruşun sembolü olduğunu vurguladı.
Geçtiğimiz günlerde Ayşe Tokyaz'ın ikizi Esra Tokyaz, CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka ile birlikte Başkan Çebi'yi makamında ziyaret etmişti. Esra Tokyaz ikizi Ayşe Tokyaz'ın ismini yaşatma konusundaki duyarlılığından dolayı Başkan Çebi'ye teşekkür ederek, "Bugün Ayşe'yi yaşatacak, bizim için anlamlı ve çok kıymetli bir park açıldı. Kardeşimin son nefesini verdiği yerde, Küçükçekmece'de. Çalmadığımız kapı kalmadı, Kemal Çebi bize kapısını açtı. Ayşe'nin adını yaşatacak bu park hepimize umut olsun" sözlerine yer verdi.
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
TBMM’ye Sunulan Dilekçeler Gündem Yarattı: “Ramazan Resmi Tatil Olsun, Toplu Taşımada Ayrı Bölümler Kurulsun”
Vatandaşların Meclis’e gönderdiği dilekçelerde Ramazan ayının resmi tatil ilan edilmesinden kadınlara özel çalışma saatlerine, öğretmenlere tek tip kıyafetten toplu taşımada kadın-erkek ayrımına kadar dikkat çeken talepler yer aldı.
TBMM Dilekçe Komisyonu’na ulaşan bazı dilekçeler, içerikleri nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Komisyona gönderilen başvurularda vatandaşların çalışma hayatı, toplumsal düzen, dini pratikler ve günlük yaşam konusunda çok farklı alanlarda yasal değişiklik talep ettiği görüldü.
Ramazan ayının tamamı resmi tatil olsun
Vatandaşların Komisyona sunduğu talepler arasında en dikkat çekeni, Ramazan ayının baştan sona resmi tatil ilan edilmesi oldu.
Dilekçede, Ramazan boyunca kamu çalışanlarının izinli sayılması, özel sektör için de düzenleme yapılması istendi.
Komisyon, başvuruyu rutin değerlendirme sürecine aldı.
Kadın çalışanların çalışma saatleri azaltılsın
Bir başka dilekçede, kadınların aile içindeki sorumlulukları gerekçe gösterilerek çalışma saatlerinin düşürülmesi talep edildi.
Uzmanlar bu öneriyi, “eşitlik ilkesine aykırı ve ayrımcılık yaratabilecek bir düzenleme” şeklinde değerlendiriyor.
Öğretmenlere tek tip kıyafet uygulaması
Komisyona iletilen bir başka başvuruda, öğretmenlerin tek tip ve sade kıyafetlerle görev yapması için yasal düzenleme yapılması istendi.
Bu öneri, geçmiş dönemlerdeki uygulamaları hatırlatırken, eğitim sendikaları tarafından “çağ dışı” bulundu.
Bireysel silahlanma yasaları gevşetilsin
En tartışmalı dilekçelerden biri ise bireysel silahlanma konusunda geldi.
Vatandaşın talebine göre silah edinme şartları hafifletilmeli, ruhsat süreçleri kolaylaştırılmalı.
Türkiye’de silahlı şiddetin yükselişi nedeniyle bu öneri sosyal medyada yoğun tepki topladı.
Toplu taşımada kadın–erkek–aile bölümleri oluşturulsun
Bir diğer dilekçede toplu taşıma araçlarında cinsiyete göre bölümlere ayrılmış alanlar oluşturulması önerildi. Buna göre:
-
Kadın bölümü
-
Erkek bölümü
-
Aile bölümü
bulunmalı.
Bu talep, bazı Orta Doğu ülkelerindeki uygulamalara benzerliği nedeniyle anayasa, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şehir planlaması açısından ciddi tartışmalar doğurdu.
Komisyon dilekçeleri nasıl değerlendiriyor?
TBMM Dilekçe Komisyonu’na ulaşan başvurular:
-
Kayıt altına alınıyor
-
İlgili bakanlıklara ve kurumlara iletiliyor
-
Hukuki uygunluğu inceleniyor
-
Çoğu talep, “yasama gerektirir / kapsam dışıdır” gerekçesiyle işlemden kaldırılıyor
Komisyonun değerlendirmesi her dilekçeyi zorunlu bir gündem maddesi hâline getirmiyor; ancak talepler toplumdaki eğilimlerin ve tartışmaların bir yansıması olarak önem taşıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Papa’nın Türkiye ziyareti, barış ve ortak insanlık değerleri için güçlü bir mesajdır”
Erdoğan, Papa 14. Leo ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yaptığı görüşmenin ardından: “Türkiye, farklı inanç ve kültürleri bir arada yaşatma tecrübesiyle dünyaya örnek olmaya devam ediyor.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Cihannüma Salonu’nda düzenlenen programda davetlilere hitap etti.
Papa’nın göreve başladıktan sonraki ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapmasının “çok anlamlı” olduğunu vurgulayan Erdoğan, ziyaretin hem Türkiye–Vatikan ilişkilerine hem de küresel barış arayışına önemli katkılar sunacağı mesajını verdi.
“Türkiye, Doğu ile Batı arasında köprü olan istisnai bir ülke”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin tarihsel rolüne dikkat çekti:
“Üç kıtanın kalbinde, kültürel çeşitliliğiyle Doğu ve Batı’yı buluşturan özel bir konuma sahibiz. Bin yıldır bu topraklarda her inançtan, her kökenden insan özgürce yaşamıştır.”
Erdoğan, farklı inançlara ait ibadethanelerin Türkiye’nin dört bir yanında yan yana durduğunu hatırlattı; Akdamar, Sümela, Aya İrini gibi eserlerin restorasyonlarıyla kültürel mirasa sahip çıkıldığını ifade etti.
“Türkiye’de herkes birinci sınıf vatandaştır; ayrımcılık asla kabul edilemez”
Erdoğan, Türkiye’nin farklılıkları zenginlik olarak gördüğünü belirterek:
“Tek bir insanımızın bile dili, dini, mezhebi veya kökeni nedeniyle ayrımcılığa uğramasına izin vermeyiz.” dedi.
“Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevme” anlayışının Türkiye’nin medeniyet tasavvurunun temeli olduğunu söyledi.
Küresel meseleler: Göç, adaletsizlik, iklim krizleri ve savaşlar
Görüşmede küresel barış, göç, insani krizler, adaletsizlik ve iklim değişikliği gibi kritik başlıkların ele alındığını belirten Erdoğan:
“İnsanları göçe zorlayan sebepleri ortadan kaldırmak, insani sorumluluğumuzdur.” dedi.
Türkiye’nin Suriyelilerden Ukraynalı mültecilere kadar milyonlarca insana ev sahipliği yaptığını hatırlattı.
Filistin mesajı: “İnsanlık ailesi olarak en büyük borcumuz adalettir”
Erdoğan, Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden saldırıların 70 binden fazla Filistinlinin ölümüne yol açtığını vurguladı:
“İsrail hükûmeti camileri, kiliseleri, hastaneleri, okulları hedef alıyor. Gazze’de ateşkesin güçlendirilmesi ve insani yardımların kesintisiz ulaşması şarttır.”
Çözümün 1967 sınırları temelinde iki devletli model olduğunu yineledi.
“İslam düşmanlığı ve yabancı nefreti büyüyor; tehlike kapıda”
Batı ülkelerinde yükselen İslamofobi ve ayrımcılık konusunda uyarıda bulunan Erdoğan:
“Tahammülsüzlük çatışmayı, çatışma nefreti besler. Medya ve popülist siyasetçiler bu tehlikeyi körüklüyor.” dedi.
Bu nedenle uluslararası toplumun ortak dilde buluşması gerektiğini ifade etti.
Papa 14. Leo: “Türkiye, kültürlerin ve medeniyetlerin birleştiği büyük bir kavşak”
Programda söz alan Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Türkiye’nin tarihi, kültürel ve manevi zenginliğini övdü.
Papa, konuşmasında şu mesajları verdi:
-
“Türkiye büyük medeniyetlerin birleştiği bir ülke.”
-
“İç çeşitliliğiniz, dünyaya örnek bir duyarlılık merkezi oluşturuyor.”
-
“Aile Türk kültüründe güçlü bir yere sahip; bu toplumsal yapıyı destekliyoruz.”
-
“Barış için diyaloğa ihtiyacımız var; insanlığın geleceği tehlike altında.”
Ayrıca yapay zekânın “insanlığın kendi tercihlerinin yansıması olarak adaletsizlikleri büyütme riski” taşıdığını vurgulayarak küresel sorumluluk çağrısı yaptı.
“Türkiye, Doğu-Batı köprüsü olarak barış için kritik bir rol oynuyor”
Papa 14. Leo, Türkiye’nin Asya ve Avrupa’yı birleştiren konumuna dikkat çekerek:
“Türkiye olmadan adil bir gelecek inşa edilemez.” mesajını verdi.
Törene;
Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bakanlar, yüksek yargı üyeleri, İlber Ortaylı, Murat Bardakçı, dini temsilciler ve birçok ülkenin büyükelçileri katıldı.
Papa'nın Türkiye ziyareti anısına hatıra pulu da bastırıldı.
Papa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a;
-
Meryem Ana heykeli,
-
Lübnan sedir ağacı,
-
Çan kulesi,
-
Sultanahmet Camii tasvirlerinin yer aldığı özel bir hatıra madalyası kalıbı hediye etti.
Aksoy Sahada: Esenyurt’ta Afet Yönetiminden Hastane Çevresine Kadar Geniş Kapsamlı İnceleme
Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Kent Yönetim Merkezi’nden kültür ve eğitim tesislerine, hastane çevresindeki düzenlemelerden otopark planlamasına kadar birçok projeyi sahada inceleyerek son durumu yetkililerden dinledi.
Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, ilçede yürütülen çalışmaları yerinde incelemek üzere sahaya indi. Program kapsamında; Kent Yönetim Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Ziya Gökalp Kütüphanesi ve Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi Esenyurt yerleşkesinde devam eden çalışmalar yerinde değerlendirildi.
Afetlerde “beyin merkezi” olacak Kent Yönetim Merkezi
Aksoy’un ilk durağı, belediye ek hizmet binasında yapımı süren Kent Yönetim Merkezi oldu.
Afet ve acil durumlarda hızlı, koordineli ve tek merkezden yönetilen müdahale imkânı sağlayacak merkezde, inşa ve teknik altyapı çalışmalarının devam ettiği belirtildi.
Merkezde;
-
Araçlı kameralar,
-
Çeşitli sensörler,
-
Entegre izleme sistemleri
gibi teknolojik donanımların kurulum süreçleri sürüyor.
Merkezin tamamlanmasıyla, 1 milyonu aşkın nüfusa kesintisiz hizmet verilmesi ve olası afet anlarında sahadan anlık veri akışıyla daha hızlı yönlendirme yapılması hedefleniyor.
Kültür ve eğitim alanlarında kapsamlı yenileme
Kent Yönetim Merkezi’nin ardından Nazım Hikmet Kültür Merkezine geçen Aksoy, tadilatı devam eden çok amaçlı salonu inceledi. Vatandaşların daha konforlu, işlevsel ve çağdaş bir salona kavuşması için çalışmaların sürdüğü ifade edildi.
Aksoy’un bir sonraki durağı ise tadilatın devam ettiği Ziya Gökalp Kütüphanesi oldu. Burada yürütülen yenileme çalışmalarıyla, özellikle çocuklar ve gençler için daha sıcak, modern ve rahat bir çalışma ve okuma ortamı oluşturulmasının amaçlandığı vurgulandı.
Çapa Tıp Fakültesi Esenyurt yerleşkesinde çevre düzenlemesi ve otopark planı
Programın son bölümünde Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi Esenyurt yerleşkesinde incelemelerde bulunan Aksoy;
-
Hastane çevresindeki aydınlatma eksiklikleri,
-
Peyzaj düzenlemeleri,
-
Yol sorunları,
-
Kreş sınıflarının fiziki koşullarının iyileştirilmesi
gibi başlıkları sahada değerlendirdi.
Hastanenin yanında bulunan boş alanın otoparka dönüştürülmesine yönelik projenin de çalışma planına alındığı kaydedildi.
Özdağ’dan Sert Uyarı: “Türkiye, Öcalan’la Müzakere Tuzağına Sürükleniyor!”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: “Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini teröristbaşı Öcalan’a teslim etmeye çalışanlara tarih hesabı soracak”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, haftalık Millet Toplantısında çok sert açıklamalarda bulundu. PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmelere yeniden zemin hazırlanmasına tepki gösteren Özdağ, “Türkiye Anayasalı bir devlet haline geldi. Hukuk devrede değil, iktidarın kontrolünde” dedi.
Fatih Altaylı hakkında verilen tutuklama kararını “düşman ceza hukuku uygulaması” olarak niteleyen Özdağ, 24 Kasım’da üç milletvekilinin Öcalan’la görüşmesini ise “Türk tarihine kara leke” olarak tanımladı.
“ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ YOK SAYILDIĞI BİR ÜLKEDEYİZ”
Özdağ, Türkiye’de hukukun rafa kaldırıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, hukukun askıya alındığı, herkesin kanun önünde eşit olduğu 10. maddenin fiilen kaldırıldığı bir Türkiye’deyiz. Yargı bağımsız değil, icranın bir parçası haline geldi.”
Fatih Altaylı’nın Cumhurbaşkanını tehdit iddiasıyla 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmasını “utanç verici” olarak değerlendiren Özdağ, “PKK’lıların serbest bırakıldığı bir ülkede Altaylı kaçma şüphesiyle tahliye edilmiyor” dedi.
“24 KASIM’DA ÖĞRETMEN KATİLİ ÖCALAN’IN AYAĞINA GİDİLMESİ TARİHİ BİR AYIPTIR”
Özdağ, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde DEM–AKP–MHP ittifakından üç milletvekilinin İmralı’ya giderek Öcalan ile görüşmesini sert sözlerle eleştirdi:
“Öğretmen katili, bebek katili Öcalan’a 24 Kasım’da saygı duruşuna gidilmiştir. Bu ziyaret hem TBMM’nin saygınlığını hem de şehitlerimizin aziz ruhlarını incitmiştir. Aybüke Öğretmen o gün bir kez daha vurulmuştur.”
Bahçeli’nin “en ciddi muhatap İmralı’dır” sözlerine de tepki gösteren Özdağ:
“PKK’nın başmüzakerecisi Öcalan’ı Türkiye Cumhuriyeti’nin muhatabı haline getiren tarih tarafından kaydedilir. Bu sözler, millî-üniter devlet anlayışının feshi anlamına gelir.” dedi.
“TÜRKİYE’DE KÜRT SORUNU YOKTUR, EMPERYAL DESTEKLİ TERÖR SORUNU VARDIR”
Özdağ, DAM ittifakının söylemlerinin Türkiye’yi yeni bir açılım sürecine doğru sürüklediğini belirterek:
“Kürt sorunu yoktur; emperyal destekli terör sorunu vardır. Öcalan, Kürtlerin değil PKK’nın elebaşını temsil eder. Terörle müzakerenin sonucu terörsüz Türkiye değil, teröre teslim olmuş Türkiye olur.”
DUHOK KONFERANSI VE DAVUTOĞLU’NA ELEŞTİRİ: “TARİHİ HATALAR ONARILAMAZ”
Kuzey Irak’ta düzenlenen Duhok Konferansı’na değinen Özdağ, Ahmet Davutoğlu’nun katılımını eleştirdi:
“PKK’nın 4 parçalı Teröristan planına hizmet eden bir konferanstır. Davutoğlu’nun sözde Kürdistan marşı çalınırken ayağa kalkması utançtır. 2005’te Suriye PKK’sına karşı ortak operasyon teklifini reddederek bu yapının büyümesine zemin hazırladı.”
“PKK’NIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE POLİSE TALİMAT VERİLMEDİ. BU NE ANLAMA GELİYOR?”
Özdağ, PKK’nın kuruluş yıldönümü olan 27 Kasım’da yapılan kutlamalara ilişkin çarpıcı bir iddia ortaya koydu:
“PKK’nın kutlama gösterilerine karşı ne yapılacağına dair İçişleri’nden polis ve jandarmaya talimat verilmedi. Bu, kutlamaların fiilen serbest bırakıldığı anlamına gelir.”
“TÜRKÇE RESMİ DİLDİR, TARTIŞILAMAZ! ÖZERKLİK HAYALLERİNİZİ KABUL ETMEYİZ”
Zafer Partisi lideri, Mehmet Uçum’un Kürtçe ve yerel yönetimlerle ilgili açıklamalarına da sert çıktı:
“Türkiye bir ulus devlettir. Resmî dil Türkçedir. Belediyelerde kurtarılmış bölge yaratma girişimleri millet tarafından asla kabul edilmeyecektir.”
EKONOMİ MESAJI: “TÜRK SANAYİSİ ÇÖKÜŞE SÜRÜKLENİYOR”
Ekonominin ağır bir buhran içinde olduğunu vurgulayan Özdağ:
“Sabit gelirliler eriyor, sanayici ülkeyi terk ediyor. Çözüm; sürdürülebilir planlı kalkınma ve Zafer Partisi’nin karma ekonomi modelidir.” dedi.
PAPA’NIN İZNİK PROGRAMI: “TÜRKİYE LAİK DEVLETTİR, SİYASAL ORTODOKSLUK TEHDİTTİR”
Papa’nın İznik ziyaretine ve Fener Rum Patrikhanesi’nin “ekümenik” iddiasına dikkat çekti:
“İznik’in haç merkezi yapılmasına izin verilmemeli. Türkiye laik devlettir; siyasal Ortodoksluk bağımsızlığımıza tehdittir.”
“TÜRK MİLLETİ TERÖRE TESLİM OLMAZ!”
Konuşmasını kararlı bir mesajla bitiren Özdağ:
“Bu ülkeyi teröre teslim etmeye çalışanlar, yarın 'affedin' bile diyemeyecekler. Türk milletinin iradesi terörden güçlüdür.” dedi.
Ayrıca Zafer Partisi’nin pazar günü düzenleyeceği “Emekliye Adalet – Dul ve Yetim Ailelerine Ekonomik Güvence Çalıştayı” için çağrıda bulundu.
SAHTE PROFİL TUZAĞIYLA BİNLERCE LİRALIK HESAP!
SAHTE PROFİL TUZAĞIYLA BİNLERCE LİRALIK HESAP
Çetenin, sosyal medya üzerinden açtığı sahte kadın profilleriyle erkekleri buluşmaya çağırdığı, daha sonra anlaşmalı restoran ve eğlence mekânlarına yönlendirerek binlerce liralık hesap çıkardığı belirlendi. Mağdurlar, ödemeye zorlandıkları bu fahiş ücretler sonrası polise başvurdu.
POLİSTEN “SON KADEH” OPERASYONU
Antalya Emniyeti, yapılan teknik ve fiziki takiplerin ardından operasyon için düğmeye bastı. “Son Kadeh” adı verilen operasyonda anlaşmalı iş yerine baskın düzenlendi. Mekânda ruhsatsız silahlar, yüksek fiyatlı fişler ve çeteye ait çok sayıda delil ele geçirildi.
29 GÖZALTI, 16 TUTUKLAMA
Operasyon kapsamında 29 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslardan 16’sı çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çetenin tuzak olarak kullandığı işletme ise kapatıldı.
Antalya’da dolandırıcılığın yeni yöntemlerinden biri olarak değerlendirilen bu olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
KAYSERİLİ UZMAN ÇAVUŞ VE EŞİ FECİ KAZADA HAYATINI KAYBETTİ!
KAYSERİLİ UZMAN ÇAVUŞ VE EŞİ FECİ KAZADA HAYATINI KAYBETTİ
Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi yakınlarında dün akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazası, Kayseri Pınarbaşı’nın Gültepe köyünü yasa boğdu. Nurhak İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görev yapan Uzman Çavuş Ramazan Daylak ve hamile eşi Elmas Daylak, geçirdikleri elim kazada yaşamını yitirdi.
KONTROLDEN ÇIKAN ARAÇ KAYALARA ÇARPTI
Edinilen bilgilere göre kaza, Elbistan ilçesi yakınlarında meydana geldi. Ramazan Daylak’ın kullandığı araç, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak yol kenarındaki kayalara çarptı. Çarpmanın şiddetiyle araçta bulunan Daylak çifti ağır şekilde yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İlk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan Ramazan Daylak ve hamile eşi Elmas Daylak, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.
GÜLTEPE KÖYÜ YASA BOĞULDU
Acı haberin ulaşması üzerine Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Gültepe köyünde büyük üzüntü yaşandı. Hem görev yaptığı birimde hem de köyünde sevilen bir isim olan Uzman Çavuş Daylak’ın vefatı, bölgede derin bir hüzün oluşturdu.
BUGÜN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANIYOR
Uzman Çavuş Ramazan Daylak ve eşi Elmas Daylak’ın cenazeleri, Pınarbaşı Gültepe köyünde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.
Milletçe derin bir acı yaşanırken, hayatını kaybeden çifte Allah’tan rahmet; kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
ELBİSTAN’DA FECİ KAZA: UZMAN ÇAVUŞ RAMAZAN DAYLAK VE EŞİ HAYATINI KAYBETTİ!
ELBİSTAN’DA FECİ KAZA: UZMAN ÇAVUŞ RAMAZAN DAYLAK VE EŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Kahramanmaraş Elbistan–Nurhak yolunda seyir halindeki araç, henüz belirlenemeyen bir nedenle kaza yaptı. Araçta bulunan Kayseri Pınarbaşı Gültepe köyü nüfusuna kayıtlı Jandarma Uzman Çavuş Ramazan Daylak ve eşi Elmas Daylak, meydana gelen elim kazada olay yerinde hayatını kaybetti.
Güvenlik güçlerinin ve sağlık ekiplerinin hızlı müdahalesine rağmen çift, tüm çabalara karşın kurtarılamadı. Haberin köye ulaşmasıyla Pınarbaşı Gültepe’de büyük bir üzüntü hâkim oldu; köy adeta yasa büründü.
CENAZE BUGÜN GÜLTEPE’DE DEFNEDİLECEK
Hayatını kaybeden Ramazan ve Elmas Daylak çifti, bugün öğle namazına müteakip Pınarbaşı Gültepe köyünde toprağa verilecek. Sevenleri, meslektaşları ve köy halkı son yolculuklarında çifti yalnız bırakmayacak.
Millet olarak derin bir acı yaşadığımız bu günde, Allah’tan rahmet; kederli aileye sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Mekanları cennet, ruhları şad olsun.
AGABEY, KIZ KARDEŞİNİ RAHATSIZ ETTİKLERİ ÖNE SÜRÜLEN İKİ KİŞİYİ BIÇAKLADI: SOKAK KARIŞTI
AGABEY, KIZ KARDEŞİNİ RAHATSIZ ETTİKLERİ ÖNE SÜRÜLEN İKİ KİŞİYİ BIÇAKLADI: SOKAK KARIŞTI
Kağıthane Hamidiye Mahallesi’nde 23 Kasım Pazar günü saat 13.45 sularında 15 yaşındaki E.N.’yi rahatsız ettikleri iddia edilen M.M.B. (29) ve K.A. (18), genç kızın ağabeyi M.C.N. (16) ile karşı karşıya geldi. E.N.’nin anlattıkları üzerine sokağa inen ağabey, iki şüpheliyi görünce taraflar arasında tartışma başladı ve kavga kısa sürede büyüdü.
KIYAMET GİBİ ANLAR: BIÇAK, ÇIĞLIK VE MAHALLELİNİN ARAYA GİRİŞİ
Kavga sırasında M.C.N.’nin cebinden çıkardığı bıçakla M.M.B.’yi kolundan, K.A.’yı ise koltuk altından yaraladığı belirtildi. Mahalle bir anda karışırken çevredeki esnaflar ve vatandaşlar tarafları ayırmak için yoğun çaba sarf etti. Dakikalar süren arbede, Kağıthane Devriye Ekipleri’nin müdahalesiyle son buldu.
AMCA AMBULANSA SALDIRMAK İSTEDİ
Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı şahıslara müdahale ederken; genç kızın amcası Kaya Navruz, ambulansta tedavi edilen kişilere saldırmaya çalıştı. Vatandaşlar tarafından güçlükle uzaklaştırılan Navruz’un anları cep telefonu kamerasına yansıdı.
GÖZALTINA ALINDI, ADLİ KONTROLLE SERBEST KALDI
Yaralılardan M.M.B. tedavisinin ardından taburcu edilirken, ağır yaralanan K.A.’nın hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Gözaltına alınan ağabey M.C.N. ise sevk edildiği mahkeme tarafından ‘kasten yaralama’ suçundan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
“BİR HAFTADIR TACİZ EDİYORLARMIŞ”
E.N.’nin amcası Kaya Navruz, olayın bir süredir devam eden taciz iddiaları üzerine patladığını belirterek şunları söyledi:
“Bir haftadır yeğenimi taciz ediyorlarmış. Marketin önünde kolundan tutup numarasını istiyorlar. Yeğenim kaçınca esnaf müdahale etmiş. Biz sonradan geldik, olay çoktan büyümüştü. Bıçaklama o kalabalıkta olmuş, kimin yaptığını bilmiyoruz.”
ESNAF: “ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK”
Kavgaya müdahale eden bir esnaf ise mahalle dayanışmasını şöyle anlattı:
“Öğretmenler Günü hazırlığı yapıyorduk, dışarıdan bağırış duyduk. İlk başta anlamadık ama taciz iddiası olduğunu öğrenince sessiz kalamazdık. Kaçmaya çalışan şahısları durdurduk, zarar vermeden engelledik. Hepimizin annesi, kız kardeşi var. Böyle bir durumda kimse susamaz.”
Kağıthane’de yaşanan olay, taciz iddialarının toplumsal infiale nasıl kısa sürede dönüşebileceğini gözler önüne sererken; hem güvenlik güçlerinin hem de kamuoyunun konuyu dikkatle takip ettiği öğrenildi.
Gazeteci Fatih Altaylı’ya 4 Yıl 2 Ay Hapis Cezası
Mahkeme tutukluluğun devamına hükmetti: “Bu karar hukuki değil, siyasi gözdağıdır”
YouTube yayınında kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına tehdit” suçlamasıyla 22 Haziran’dan bu yana Silivri’de tutulan gazeteci Fatih Altaylı, ikinci duruşmada 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Altaylı’nın hükmen tutukluluğunun devamına karar verdi.
158 GÜNDÜR SİLİVRİ’DEYDİ
Dava, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri Marmara Cezaevi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. Savcılık, önceki mütalaasını tekrar ederek Altaylı’nın 5 yıldan az olmamak üzere hapis cezası almasını ve tutukluluk halinin devamını istedi.
Altaylı: “Cumhurbaşkanı korkan biri değil, sözlerimden neden korksun?”
Fatih Altaylı, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında şunları söyledi:
“Yayından sonra gazeteci arkadaşlara sordum; Cumhurbaşkanı’nın programında en ufak bir değişiklik olmamış. Cumhurbaşkanı korkan birisi değil ki benim tarihi örneğimden neden korksun? Burada hem bana hem Sayın Cumhurbaşkanı’na haksızlık yapılıyor. Ben örgüt üyesi değilim. Karşınızda duran bir vatandaşım. Fikren haksızlığa uğradığımı düşünüyorum.”
Altaylı, beraatini talep ettiğini belirtti:
“Karşınızda olmamı gereksiz buluyorum. Heyetinizden beraatımı talep ediyorum.”
Aranın ardından karar açıklandı:
4 yıl 2 ay hapis cezası ve hükmen tutukluluğa devam.
SİYASİ VE MESLEKİ ÇEVRELERDEN SERT TEPKİ
Babacan: “Hukuki değil, siyasi gözdağıdır”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabından Altaylı’ya verilen cezayı eleştirdi:
“Fatih Altaylı’ya verilen ceza hukuki değil, siyasi bir gözdağıdır. Eleştiriyi tehdit, gazeteciliği suç sayan bir anlayış hukuk devletiyle bağdaşmaz. Özgür basın demokrasinin nefes borusudur. Yargının araç gibi kullanılmasına göz yummayız.”
Gazeteciler Cemiyeti: “Gazeteciliğin hapsedilmesi ortak utancımızdır”
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, sert bir açıklamayla kararı kınadı:
“Fatih Altaylı’ya yorumları nedeniyle hapis cezası verilmesini hicapla öğrendik. Gazeteciliğin hapsedilmesi ortak utancımızdır. Bu karar mesleğini yapan tüm gazetecilere verilen büyük bir gözdağıdır.”
Bilgin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Biz gazeteciler ayrıcalık değil, adalet ve vicdan arıyoruz. Altaylı yalnız kalmayacak. Bu gözdağını kabul etmeyeceğiz. Gazetecilik suç değildir!”
Böcek Ailesinin Ölümü: Adli Tıp “Böcek İlacı Zehirlenmesi” Dedi
İstanbul’daki trajedi turizm güvenliğini yeniden gündeme taşıdı
İstanbul Fatih’te konaklayan Böcek ailesinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada Adli Tıp Kurumu ön raporu tamamlandı. Raporda, iki küçük çocuk ile anne ve babanın ölüm nedeninin gıda zehirlenmesi değil, yüksek ihtimalle böcek ilacı kaynaklı kimyasal zehirlenme olduğu vurgulandı.
Türkiye’yi sarsan bu trajedi, otellerdeki denetim mekanizmasını ve turizmde güvenlik protokollerini yeniden tartışmaya açtı.
Fenalaşma, ölüm ve şüpheli uygulama… Zincirleme ihmal iddiası
9 Kasım’da İstanbul’a gelen aile, Fatih’teki otele giriş yaptı. Kısa süre sonra mide bulantısı ve kusma belirtileri başlayan aile bireyleri, farklı zamanlarda fenalaşarak hayatlarını kaybetti.
Olay sonrası yapılan araştırmalarda:
-
Otel odasında pestisit (böcek ilacı) kalıntıları bulundu.
-
Otopsi raporunda çocukların mide duvarında kanama ve kızarıklık,
-
Annenin mide duvarında ülser benzeri alanlar ve yaygın kanama,
-
Tüm aile bireylerinde ise kimyasal madde zehirlenmesine işaret eden bulgular tespit edildi.
Adli Tıp Kurumu, kesin sebebi belirlemek için ayrıntılı kimyasal analizleri sürdürürken “gıda kaynaklı zehirlenme” ihtimalinin düşük olduğu kaydedildi.
Otelin ilaçlama işlemi mercek altında
Soruşturmada dikkat çeken en kritik nokta:
Ailenin bulunduğu odanın yeterli havalandırması olmayan bir alanda kısa süre önce ilaçlanmış olması.
Yetkililer, kullanılan böcek ilacının “ölümcül etki yaratan fosfin içerikli bir pestisit” olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Bu kapsamda:
-
Otel sahibi,
-
Resepsiyon görevlisi,
-
İlaçlama şirketi çalışanları
gözaltına alındı; bazıları çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
İlk Yorum yapan siz olun!