Ümit Özdağ’dan “Terörle Müzakere” Çıkışı: “Anlaşma Zaten Yapıldı, Şimdi Türk Milletine Kabul Ettiriliyor”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, terörle müzakere sürecine ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Özdağ, PKK ve Abdullah Öcalan ile yürütülen sürecin gizli bir pazarlığa dönüştüğünü savunarak, “Mesele anlaşma sağlanıp sağlanmaması değil; yapılan anlaşmanın Türk milletine adım adım kabul ettirilmesidir” dedi.

“Bahçeli’nin 22 Ekim Çıkışı Bu Sürecin Kırılma Noktasıydı”

Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı ve Abdullah Öcalan için “umut hakkı” talebinde bulunulan açıklamayı hatırlatarak, bu çıkışın terörle müzakerenin ikinci aşamasının başlangıcı olduğunu söyledi.

Başlangıçta “al-ver olmayacak, müzakere yapılmayacak” denildiğini hatırlatan Özdağ, yaklaşık 14 ay sonra gelinen noktada bu sözlerin fiilen boşa düştüğünü vurguladı.

“İmralı’ya Giden Milletvekilleri, Gizlenen Tutanaklar”

Ümit Özdağ, Meclis’ten üç milletvekilinin İmralı’ya gönderildiğini ve bu gelişmenin PKK ve siyasi uzantıları tarafından “önemli bir eşik” olarak sunulduğunu belirtti.

Görüşmeye ilişkin yalnızca 4 sayfalık bir özet paylaşıldığını ifade eden Özdağ, asıl tutanakların 62 sayfa olduğu, bunun önce 17 sayfaya, ardından 4 sayfaya indirildiği iddialarını gündeme taşıdı.

“Madem hayırlı bir iş yapıyorsunuz, neden Türk milletinden gizliyorsunuz?” diye soran Özdağ, kamuoyunun bilgilendirilmemesini sert sözlerle eleştirdi.

“Öcalan Ne İstedi? Anayasa mı, Resmî Dil mi?”

Özdağ, kamuoyuna açıklanmayan görüşmelerde şu taleplerin dile getirilip getirilmediğinin açıklanmasını istedi:

  • Anayasa’nın 66. maddesinden Türklük tanımının çıkarılması

  • Kürtlerin ayrı bir millet olarak anayasaya girmesi

  • Kürtçenin ikinci resmî dil olması

  • Ana dilde eğitim

  • Gabar petrolü ve bölgesel elektrik üretiminden pay

  • YPG/SDG’nin silah bırakmadan “polis gücü” adıyla varlığını sürdürmesi

“Bunlar yoksa çıkın açıkça söyleyin” dedi.

“Bu Bir Barış Süreci Değil, Teslimiyet Süreci”

DEM Parti’nin Meclis komisyonuna sunduğu 99 sayfalık raporu hatırlatan Özdağ, raporda yer alan taleplerin Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını hedef aldığını savundu.

Anayasa’nın başlangıç bölümü, 42 ve 66. maddeleri üzerinden yapılan taleplerin “Atatürk Cumhuriyeti’ne açık saldırı” olduğunu ifade etti.

“YPG-SDG’ye Karşı Müzakere Değil, Askerî Operasyon”

Suriye’deki PKK yapılanması YPG-SDG’ye de değinen Özdağ, bu yapıların silah bırakmadığını, aksine uluslararası destekle güçlendiğini söyledi.

“YPG-SDG’ye karşı askeri operasyon seçeneği derhal gündeme alınmalıdır” çağrısında bulundu.

“Devlet ile Terör Elebaşısı Aynı Seviyeye Konulamaz”

Bahçeli’nin “iki nokta arasındaki en kısa yol bir doğrudur; muhataplardan biri Öcalan, biri devlettir” sözlerini de eleştiren Özdağ, bu yaklaşımın Türk devlet geleneğiyle bağdaşmadığını savundu.

“Bir masaya elini vurup ‘ne mozaiği ulan’ diyen Alparslan Türkeş’i hatırlıyoruz, bugün söylenenlere bakıyoruz” dedi.

“Bu Süreç Terörsüz Türkiye Değil, Terörize Edilmiş Türkiye Riski Taşıyor”

Konuşmasının sonunda sürecin yalnızca iç güvenliği değil, dış politikayı, Mavi Vatan’ı, sınır güvenliğini ve ekonomiyi de zayıflattığını belirten Özdağ; Yunanistan, GKRY ve sınır ihlalleri örneklerini sıraladı.

Ümit Özdağ’dan Net Mesaj

Prof. Dr. Ümit Özdağ, kendisine yöneltilen “Bu süreç nasıl sonuçlanır?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Anlaşma zaten sağlanmıştır. Şimdi yapılan şey, bu anlaşmayı Türk milletine adım adım kabul ettirmektir.”