Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinde sanayi, istihdam ve dış ticaret verilerini değerlendirdi. Karabat, 7 aylık dış ticaret açığının 60,5 milyar dolara ulaştığını belirterek üretim ekonomisine dönüş çağrısı yaptı.

Özgür Karabat’tan Ekonomi Uyarısı: “Türkiye Üretimden Uzaklaşıyor, İthalata Bağımlı Hale Geliyor”

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinin üretim ve yatırımdan uzaklaşarak tüketim, yüksek faiz, dış kaynak ve ithalata dayalı bir yapıya sürüklendiğini savundu. Sanayideki istihdam kaybı, dış ticaret açığı ve yüksek teknoloji ithalatına dikkat çeken Karabat, “Bugün tükettiğimiz sahte refahın faturasını yarın çocuklarımız ödeyecek” dedi.

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından sanayi, istihdam, dış ticaret ve teknoloji verilerini değerlendiren Karabat, Türkiye’nin üretim ekonomisinden giderek uzaklaştığını öne sürdü.

Mevcut ekonomik modelin tüketim, yüksek faiz, dış kaynak ve ithalata bağımlı hale geldiğini savunan Karabat, borçlanma ve sıcak para girişleriyle oluşturulan ekonomik hareketliliğin kalıcı refah sağlamayacağını söyledi.

KARABAT: SANAYİDE İSTİHDAM GERİLİYOR

Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesine ilişkin verileri değerlendiren Karabat, 2025 yılında sanayinin toplam istihdam içerisindeki payının yüzde 20,7’den yüzde 20,2’ye gerilediğini belirtti.

Karabat’ın paylaştığı verilere göre sanayide çalışanların sayısı bir yılda 168 bin kişi azalırken, aynı dönemde hizmet sektöründeki istihdam 318 bin kişi arttı. Hizmet sektörünün toplam istihdam içerisindeki payı ise yüzde 59’a ulaştı.

Bu tablonun Türkiye’de istihdamın fabrikalardan hizmet sektörüne doğru kaydığını gösterdiğini savunan Karabat, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme verilerine de dikkat çekti.

Karabat, ekonominin yüzde 2,5, hanehalkı tüketiminin yüzde 4,8 ve sabit sermaye yatırımlarının yüzde 3 büyüdüğü dönemde sanayinin yüzde 0,8 küçüldüğünü belirtti. Net ihracatın büyümeye katkısının ise eksi 2,5 puan olduğunu ifade etti.

Karabat, “Tüketim büyürken sanayi küçülüyor. Buna sağlıklı bir üretim ekonomisi denilemez” değerlendirmesinde bulundu.

“7 AYLIK DIŞ TİCARET AÇIĞI 60,5 MİLYAR DOLAR”

Dış ticaret rakamlarını da değerlendiren Karabat, temmuz ayında ihracatın yüzde 2,9, ithalatın ise yüzde 5,1 arttığını belirtti.

Dış ticaret açığındaki artışın yüzde 13,6’ya ulaştığını ifade eden Karabat, Türkiye’nin yılın ilk yedi ayında 60,5 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini söyledi.

Enerji ve altın hariç tutulduğunda dahi temmuz ayında 2,4 milyar dolarlık dış ticaret açığı oluştuğuna dikkat çeken Karabat, bu verilerin Türkiye’nin ithalata bağımlılığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

YÜKSEK TEKNOLOJİDE İTHALAT VURGUSU

Özgür Karabat, Türkiye’nin yüksek teknolojili ürünlerdeki dışa bağımlılığına da dikkat çekti.

Karabat’ın aktardığı verilere göre yılın ilk yedi ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayisi ihracatındaki payı yüzde 3,7 seviyesinde kalırken, ithalattaki payı yüzde 12,1 olarak gerçekleşti.

Karabat, tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Yüksek teknolojiyi dünyaya yeterince satamıyor, dünyadan satın alıyoruz. Buna rağmen ‘Türkiye büyüyor’ diye övünüyorlar. Nasıl büyüdüğümüz, ne ürettiğimiz ve ne sattığımız sorgulanmalıdır.”

“ÜRETİM RİSKİNİ ALAN CEZALANDIRILIYOR”

Türkiye’de uygulanan ekonomi politikalarını eleştiren Karabat, mevcut sistemin yüksek faiz, dış kaynak, borçlanma ve sıcak para girişleriyle finanse edildiğini savundu.

Yabancı yatırımcıların yüksek faizden kazanç elde ettiğini, buna karşılık sanayicilerin uzun vadeli fabrika yatırımlarının maliyetini karşılamakta zorlandığını belirten Karabat; yüksek enflasyonun yanı sıra finansman, enerji, makine ve işçilik maliyetlerinin de üreticinin üzerindeki yükü artırdığını söyledi.

Karabat, üretim ve yatırım riski üstlenenlerin zorlandığı, parasını faizde değerlendirenlerin ise avantajlı hale geldiği bir ekonomik yapının sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

“ENFLASYONLA MÜCADELE SADECE FAİZLE OLMAZ”

Enflasyonla mücadelenin yalnızca faiz politikaları üzerinden yürütülemeyeceğini savunan Karabat, kalıcı ekonomik istikrar için üretimin ve verimliliğin artırılması gerektiğini söyledi.

Tarımın güçlendirilmesi, teknolojik kapasitenin geliştirilmesi ve ithalata bağımlılığın azaltılması gerektiğini vurgulayan Karabat, sanayicinin yatırım yapmasını zorlaştırarak ve ekonomiyi yüksek faizle soğutarak kalıcı kalkınmanın sağlanamayacağını ifade etti.

Karabat, mevcut politikaların enflasyon sorununu kalıcı biçimde çözmek yerine “zaman satın almaya” yönelik olduğunu ileri sürdü.

KARABAT’TAN “ÜRETİM EKONOMİSİ” ÇAĞRISI

AKP iktidarının uyguladığı ekonomi politikalarının Türkiye’yi üretimden uzaklaştırdığını ve ithalata bağımlılığı artırdığını savunan Karabat, ekonomik bağımlılığın dış politikada da Türkiye’nin hareket alanını daraltabileceğini ileri sürdü.

Türkiye’nin yeniden üretim odaklı bir ekonomik modele geçmesi gerektiğini belirten Karabat, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye’nin ihtiyacı yeniden üretim ekonomisidir. Borçla, sıcak parayla ve yüksek faizle yaratılan ekonomik canlılık gerçek refah değildir. Bugün tükettiğimiz sahte refahın faturasını yarın çocuklarımız ödeyecek.”