Iğdır Boğuluyor… Duyan Var Mı?
Iğdır’da her akşam gökyüzü değil, zehir çöküyor. Bu şehir nefes alamıyor, insanlar görünmez bir düşmanı soluyor. Yeşil Iğdır’ın ciğerleri tükenirken susmak artık ihanettir.
NİLGÜN EGE
Günlerdir Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da çekimler yapıyoruz.
Her şehir ayrı bir hikâye, ayrı bir mücadele… Ama en ağırını, en sarsıcısını
Iğdır’a girer girmez hissettik.
Van’dan yola çıktık, akşam saatlerinde Iğdır’a vardık.
Şehrin girişinde havanın üzerimize çöktüğünü gördük. Önce sis sandık… Keşke
sis olsaydı.
Dakikalar geçmeden anladık ki bu sis değil; şehrin üzerine
çökmüş bir kir tabakası, elle tutulur bir zehir bulutu. Ve ben hayatım boyunca ilk kez bir şehirde nefes almaktan korktum.
Evet, yanlış duymadınız:
Ben Ve Ekip Arkadaşlarımız Nefes Alırken Korktuk.
IĞDIR’DA HER AKŞAM SOLUNAN ŞEY HAVA DEĞİL, RİSK MAALESEF.
Bronşit hastası birinin burada her gece ne yaşadığını düşündüm. Astımlı bir çocuğun nefesinin nasıl kesildiğini düşündüm. KOAH hastalarının ciğerlerinin nasıl savaş verdiğini düşündüm. Ve sonra şu gerçeği yüzüme çarptı bu şehir: Iğdır ölümü soluyor.
Soba dumanı, kömür kokusu, düşük kaliteli yakıt, sanayi
atıkları ve hava akımının zayıflığı… Hepsi birleşince ortaya çıkan şey bir
kış dramı değil; bir yaşam mücadelesi.
Bu şehir gri bir çöplüğe değil, yeşile uyanmalı. Ama kış günlerinde akşam olunca manzara hep aynıymış:
Nefes boğazda düğümleniyor. Gözler yanıyor ve Göğüs
daralıyor. İs kokusu da cabası...
Kirli havada bulunan PM2.5, PM10, karbon monoksit, kükürt
dioksit, nitrojen oksitler doğrudan şu hastalıklara neden oluyor:
KOAH ve Kronik Bronşit
Sürekli kirli hava soluyan kişilerde KOAH gelişme riski %40
artıyor.
Astım Ataklarında
Ciddi Artış
Çocuklarda astım krizleri 3 kat, yetişkinlerde 2 kat
yükseliyor.
Akciğer Kanseri
Dünya Sağlık Örgütü açıkça söylüyor:
Hava kirliliği artık doğrudan akciğer kanserinin nedenleri arasında. Sigara kadar tehlikeli!
Kalp Krizi ve Felç
Kirli hava, damarlarda pıhtılaşmayı artırıyor.
Kalp krizi riski %20, felç riski %34 yükseliyor.
Hamilelerde Düşük Riski ve Bebek Sağlığı
Kirli hava;
• düşük doğum ağırlığına,
• erken doğuma,
• gelişim geriliğine neden oluyor.
Çocuklarda Zihinsel Gelişimde Gerileme
Bilimsel araştırmalar PM2.5 maruziyetinin çocukların IQ’sunu
düşürdüğünü kanıtladı.
Yaşlılarda Bunama
ve Alzheimer Riskinde Artış
Uzun süreli hava kirliliği, yaşlılıkta bunama oranını %30’a
kadar artırıyor.
Bağışıklık
Sisteminin Çökmesi
Hava kirliliği bağışıklığı zayıflatıyor, gribi, bronşiti,
zatürreyi kolaylaştırıyor.
Peki tüm bunlar olurken kamu spotları neyle meşgul?
Tütün ürünleri için reklamlar, uyarılar, dev kampanyalar…Paketlerin üzerinde korkunç fotoğraflar… Peki aynı uyarıları Iğdır’ın göğsüne diken gibi oturan o gri zehiri neden görmüyoruz? Iğdır’ın havaya karışan zehri, sigara dumanından daha mı masum acaba?
Sigara öldürür diyorsunuz, tamam.
Peki bu hava ne yapıyor?
Görmüyor musunuz?
Duymuyor musunuz?
Solumuyor musunuz?
Birkaç gün sonra biz bu şehirden gideceğiz. Ama bu şehirde yaşayan insanlar gidemiyor. Iğdır'lı bir anne her akşam pencereleri kapatırken “Yavrumun ciğerleri dolmasın” diye dua ediyor belki de.
Yaşlıların nefesi daha kapının önüne çıkmadan kesiliyor. Gençler 20 yaşında kirli hava yüzünden nefes nefese kalıyor ve ileri yaşlarında kimbilir hangi hastalıkla mücadele edecekler.
Ve birileri hâlâ hiçbir şey olmuyormuş gibi bakıyor.
Buradan ve Çevre Şehircilik ve iklim bakanlığına ve Iğdır'ın tüm yetkililerine sesleniyorum:
Iğdır’ın kaderi bu olamaz.
Bu şehir ölüme terk edilemez. Bu insanlar zehir solumaya mahkûm edilemez.
• Hava kalitesi gerçek zamanlı ölçülmeli
• Kömür ve yakıt kalitesi sıkı denetlenmeli
• Doğalgaz erişimi artırılmalı
• Denetim mekanizmaları yalnız kâğıt üzerinde kalmamalı
• Şehrin coğrafi yapısına uygun acil eylem planı hazırlanmalı
Çünkü Iğdır’ın ciğerleri tükeniyor.
Ey Yetkililer Iğdır’ın oylarıyla makam koltuklarında
oturanlar bir an önce bu konuya el atın ve bu şehrin nefesini geri verin. Coğrafya kader olamaz.
Bu şehir ölümcül bir hava soluyor.
Bu insanlar nefes alamıyor.
Bu durum artık açıklamayla, raporla, “çalışıyoruz” diyerek geçiştirilecek bir mesele değildir.
Bu kadim şehir her akşam zehir bulutunun altına gömülürken susmak;
çocukların öksürüğünü duymamak;
annelerin çaresizliğini görmezden gelmek;
halkın nefesini hiçe saymaktır.


İlk Yorum yapan siz olun!