HUKUK KÖŞESİ ''SÜRESİZ NAFAKA KALDIRILMALI MI?''

Bilindiği üzere ülkemizde boşanma hususunda tarafların birbirlerinden talep edebileceği bir kalem olan nafaka herkese göre yıllardır ayrı bir sorun teşkil etmekte.. Yazımda bu soruna ilişkin değerlendirmelerde bulunmak istedim. Öncelikle nafaka nedir hangi durumlarda verilir buna değinmek istiyorum.

HUKUK KÖŞESİ ''SÜRESİZ NAFAKA KALDIRILMALI MI?''

Nafaka aslen evlilik birliği sonlanınca yoksulluğa düşen tarafın diğer taraftan geçim için alması gereken bedeldir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu ve kadına yönelik şiddetin önlenmesini hedefleyen 6284 sayılı kanunla da düzenlenen nafaka, TMK'nın 175'inci maddesi, "boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusurunun ağır olmaması koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilmesini" öngörmektedir. Kısacası şiddet mağduru kadınlarında nafaka alması mümkündür.

Bu durumda nafaka bedelini takdir eden mahkeme , nafaka ödeyecek eşin hangi süre ile nafaka ödeyeceğini belirleyememektedir. Fakat nafakayı sonlandıran hususlarda bulunmaktadır. Nafaka alan kişinin yeni bir evlilik yapması veya haysiyetsiz yaşam sürmesi ile yoksulluğun ortadan kalkması halinde nafaka yükümlüsünün açacağı dava sonrasında nafaka yükümlülüğü ortadan kaldırılabiliyor. Yani kanun aslında bir yandan özel hayatın gizliliğini ihlal etmeden haysiyetsiz yaşam sürme varsa bunu ispatlamanızı istiyor. Yoksulluk kalkma hali ise hala belirsizlik olarak kalmakta.. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi erkeğin işsiz olmasını nafaka ödemesine engel görmezken kadının asgari ücretle çalışmasını da nafaka almaya devam etmesinde engel görmemektedir. Ve de uygulamada her mahkemenin yoksulluk değerlendirmesi de farklı olabilmekte bu hususta da bir istikrar ve günümüze uyarlanacak şekilde doğru kararlar görülmemektedir. Nitekim toplumsal gerçekten bahsedecek olursak birçok kadın da görmüş olduğu şiddetten kaçmak adına nafaka bile talep etmeden evliliği sonlandırmak istemektedir ve de haklarını alamadan adeta kaçmaktadır.

Asıl sorun ise ; kadınların resmi nikah olmadan yeni bir erkek ile yaşayıp eski eşten nafakasının kesilmemesini sağlamasıyla oluşan erkek mağduriyetiyle, hiçbir eğitimi ve geliri olmayan ,çocuklarına bakmak zorunda olan boşandığı için toplumdan dışlanma ve çalışma hayatında zorluk yaşayan ,yıllarca enflasyona rağmen mahkemece belirlenen komik rakamlarla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınların mağduriyetlerinin adeta yarışır hale gelmesidir.

Bu denli sorunun olduğu bir konuda nafakaya hükmedildiğinde bile ödenmeyen nafakaların oranı %44 olup bunlardan sadece %22si tamamen tahsil edilebilmiştir.Özellikle kadınlara sonsuz bir hak verilmiş gibi gösterilen bu konunun iç yüzü maalesef  acınası bir boyuta gelmiştir. Gerek Yargıtay gerek Anayasa Mahkemesi bu konuda hakimin takdir yetkisi olması gerektiğine ilişkin kararlar sunamamaktadır. İşin çözümünün toplumsal yapılaşma bandında öncelikli olarak geçimini sağlamaya yetmeyen nafaka bedelleri için hasım haline geldiği eski eşi ile kopmayan bir  bağ içine giren kadınların iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması yönünde olmalıdır. Sosyal devlet olarak Türkiye'nin de boşanan kadını istihdamda desteklemesi, meslek kazandırması ve toplumda ekonomiye katkı sağlayan birey haline getirmesi gerekmektedir. Küçük çocuğu olan veya çalışamayacak durumda olan kadınlar içinde bir fon oluşturularak nafakadan bağımsız olarak aylık destek ödemeleri yapılmalıdır. Kadınların haklarını korumaya yönelik savunmalara ek olarak asıl sorunun kadının toplumda ve çalışma hayatındaki yeri olduğunu unutmamalı ve de süresiz nafaka tartışması yapmak yerine kadının bağımsız ekonomik varlığını savunmak gerektiğini düşünmekteyim. Nitekim unutulmamalıdır ki nafaka sadece kadına verilen bir hak olmamakla beraber erkeğinde nafaka talep etme hakkı bulunmaktadır. Yeni yargı paketleriyle gündeme gelecek bu konuda hem Bakanlıklara hem aile mahkemesi hakimlerine oldukça iş düşmekte olup herkesi vicdani ve ekonomik olarak memnun edecek bir uygulamanın varlığını istemekteyiz. Ne yazık ki yıllardır tabiri caizse arap saçına dönen nafaka konusu daha ne kadar gündemde ve sürüncemede kalır bilinmez...