8 MART: ÇİÇEĞİ ALDIM, PEKİ BULAŞIKLAR NE OLACAK?
"Bugün bize çiçek vermeyin beyler; 8 Mart’ın kanla yazılmış tarihine saygı duyup, o çiçeği bıraktıktan sonra mutfağa, bulaşığa, çamaşıra el atın. Çünkü kadın emeği bir güne sığmaz, deterjan kokusu da sadece iltifatla çıkmaz!"
NİLGÜN EGE
Haydi bakalım, yine o meşhur gün geldi çattı! Telefonlar susmuyor, WhatsApp grupları pembe kalplerden, uçuşan kelebeklerden geçilmiyor. Her yer "Kadınlar çiçektir, kadınlar baş tacıdır" edebiyatı... Vallahi gözlerim yaşarıyor! Ama bir saniye, o "baş tacı" dedikleri kadınların çoğu şu an mutfak tezgahının başında, akşam ne pişireceğini düşünürken devreleri yakmak üzere, haberi olan var mı?
Önce Bir Soralım: Kadın Diyince Akla Ne Geliyor? Modern dünya sağ olsun; kadın diyince akla "multitasking" (yani aynı anda elli işi yapabilen süper kahraman) geliyor. Bir eliyle bebek sallayan, diğeriyle rapor yazan, omuzuna attığı bezle toz alan, bir yandan da akşamki kuru fasulyenin tuzunu ayarlayan bir canlı... Eğer bu bir zarafetse, ben buna "hayatta kalma sanatı" derim beyler!
Mutfak Tezgahındaki Saygı Duruşu Sabah kalkıyoruz, akşamdan kalan o bardak ve tabaklarla göz göze geliyoruz. Sanırsın hepsi içtima almış, bizi bekliyor. Biz kadınlar olarak o mutfak tezgahına, her sabah bir devlet büyüğü edasıyla saygı duruşunda bulunuyoruz! Çamaşır makinesinin bitiş sinyali bizim milli marşımız olmuş. Ama sorsan bugün "özel" bir gün. Kutlu olsun da, şu makinedekileri kim asacak? O çiçeklerin suyunu kim değiştirecek? Yine biz!
Sıkıştırılmış Günlerin İronisi 8 Mart’ın kanla yazılmış tarihini unutup, bugünü sadece hediye ve iltifat pazarına çevirenlere söylenecek çok sözümüz var! Bir gün iltifat, 364 gün "Hanım, çorba niye soğuk?" Ya da daha kötüsü... Bugün "Canım karım" diye sosyal medyada post atan adam, yarın öbür gün o yemeğin tuzu eksik diye kıyameti koparıyor. Bazıları ise maalesef o masadan bir daha kalkamıyor. Şiddetin, cinayetin gölgesinde çiçek dağıtmak, yangına su tabancasıyla gitmek gibi bir şey.
Biraz da Gülelim (Ağlanacak Halimize!) Beyler, bugün bize çiçek vermeyin, gerçekten bak. O parayla gidin bir bulaşık deterjanı alın, kolları sıvayın, "Hanım sen bugün sadece otur, Arka Haber’i oku" deyin. İşte o zaman dünya yerinden oynar!
Kadın demek; sadece doğurmak, pişirmek, temizlemek değil; o bitmeyen kaosun içinde ayakta kalabilmek demek. Biz o kaosun kraliçeleriyiz ama tacımız genelde mutfak önlüğünden yapılıyor!
Bugün yine özeliz, yarın yine "Akşama ne yemek var?" sorusuyla baş başayız. Ama olsun, biz yine o tezgahın başında, o dimdik duruşumuzla her şeyin üstesinden geliriz. Çünkü biz kadınız; çiçeği de koklarız, masaya yumruğumuzu da vururuz!
8 Mart’ımız, sadece bugün değil, her gün "insanca" kutlu olsun!


İlk Yorum yapan siz olun!