Ünlü sanatçı Özcan Deniz, İstanbul'da devam eden imar kirliliği soruşturması kapsamında savcılığa ifade verdi. Hakkında "imar kirliliğine neden olma" ve "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet" suçlamaları bulunan Deniz, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.
Sanatçının ifadesi, İmar Suçları Soruşturma Bürosu'nda alındı. Özcan Deniz'in bu kapsamda adaletin gerektirdiği şekilde işbirliği yaptığı ve suçlamalara ilişkin açıklamalarda bulunduğu belirtildi.
Soruşturmanın kapsamı ve Özcan Deniz'in imar projeleri ile ilgili detaylar henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. Özcan Deniz'in bu süreçte masumiyet karinesinin korunması gerektiği ve hukuki sürecin titizlikle sürdürüleceği ifade ediliyor.
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Meyhane Jargonuyla Siyaset Yapmaktan Vazgeçin!"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Suriye ile yeni dönemden deprem konutlarının ödeme planına, dış politikadaki "Türkiye Rüzgarı"ndan kabine değişikliğine kadar pek çok kritik başlığa değinen Erdoğan, depremzedelere müjdeli haberi verdi: "Konut fiyatlarında %65'e varan devlet desteği sağlıyoruz!"
Depremzedelere "Maliyetinin Üçte Birine" Ev Müjdesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının en çok beklenen bölümünde 6 Şubat depremlerinin ardından teslim edilen ve edilecek olan konutların ödeme şartlarını açıkladı. Sosyal devlet ilkesinin altını çizen Erdoğan, şu detayları paylaştı:
%65 Devlet Desteği: Altyapı bedellerinin tamamını devlet üstleniyor. Kalan maliyet üzerinden de %50 indirim uygulanıyor.
2 Yıl Ödemesiz, 18 Yıl Sabit Taksit: Vatandaşlar anahtarlarını teslim aldıktan sonra 2 yıl boyunca hiçbir ödeme yapmayacak. Ardından 18 yıl boyunca faizsiz ve sabit fiyatla ödeme süreci başlayacak.
Taksit Tutarları: 3+1 konutlar için aylık taksit 8.750 TL olarak belirlendi. Köy konutlarında ise bu rakam 8.100 TL olacak.
Peşin Ödeme Avantajı: Evi peşin almak isteyen vatandaşlar için Meclis’te yapılacak düzenlemeyle maliyetin neredeyse üçte biri fiyatına (ortalama 484.000 TL) tapu sahibi olma imkanı getirilecek.
Suriye ile Normalleşme: "Yanlış Hesap Yapılmamalı"
Dış politikada Suriye’deki gelişmelere geniş yer ayıran Erdoğan, Türkiye'nin tavrının net olduğunu belirtti. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara’nın ülkeyi ayağa kaldırma gayretlerine şahit olduklarını söyleyen Erdoğan: "Artık Suriye'nin kaynaklarının tünel kazmaya değil, halkın refahına harcanma vaktidir" dedi. Ayrıca Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün ile Suriye’nin huzuru için ortak hareket edileceğini müjdeledi.
Muhalefete Sert Eleştiri: "Meyhane Jargonuyla Siyaset Yapmayın"
Konuşmasında CHP Genel Başkanı’nın üslubunu sert bir dille eleştiren Cumhurbaşkanı, muhalefetin deprem bölgesindeki çalışmaları karalamaya çalıştığını savundu. Erdoğan, "Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan vazgeçsinler. Biz 455 bin konutu teslim ederken onlar bir tek eserle dahi milletin huzuruna çıkamadılar" ifadelerini kullandı.
Bölgesel Diplomasi ve Enerji Yatırımları
Erdoğan, son dönemdeki yoğun diplomasi trafiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Suudi Arabistan ile Dev İşbirliği: Sivas ve Karaman’da toplam 5.000 MW gücünde güneş ve rüzgar santralleri kurulacak. Bu yatırımla 2,1 milyon hanenin elektriği karşılanacak.
Diplomatik Trafik: Bugün Yunanistan Başbakanı Miçotakis, yarın Sırbistan Başbakanı Vuçiç ağırlanacak. Gelecek hafta ise BAE ve Etiyopya ziyaretleri gerçekleştirilecek.
Kabinede Nöbet Değişimi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda dün gece gerçekleşen kabine değişikliğine de değindi. Görevlerini devreden Yılmaz Tunç ve Ali Yerlikaya’ya teşekkür ederken, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ve yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye başarılar diledi.
Medyada Dayanışma Ruhu Esenyurt’ta Buluştu
Esenyurt’taki yeni çalışma ofisine ve TV stüdyosuna taşınan Meydan TV’nin ilk konukları, Basın Platformu üyesi gazeteciler oldu.
Platform Başkanı Remzi Tanış ve beraberindeki gazeteciler, yeni dönemde Meydan TV bünyesine “Yayın Yönetmeni” olarak katılan gazeteci Erdal Karasansar ile Meydan TV ekibine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Ziyarette, bölgedeki medya çalışmalarının önemi ve yerel gazeteciliğin geleceği üzerine değerlendirmeler yapılırken; Basın Platformu üyelerini, Meydan TV İmtiyaz Sahibi ve siyasetçi Kemal Aygün ile Yayın Yönetmeni Erdal Karasansar birlikte ağırladı.
Platform Başkanı Remzi Tanış’ın yanı sıra Celal Karaali, Sevda Durgun, Durbey Duran, Şenay Günçavur Badur, Mine Günçavur, Nilgün Ege, Sümeyra Duğan, Gül Güyük, Feyzi Özcan ve yazar Arzu Samat’ın katıldığı ziyarette, meslektaş dayanışmasının önemi vurgulandı.
Meydan TV’nin bölge medyasına yeni bir soluk getireceğine inandığını ifade eden Platform Başkanı Remzi Tanış, Erdal Karasansar’a ve Meydan TV ekibine başarı dileklerini iletti.
Özlem Vural Gürzel : “Külliye’de Kendimi Evimde Gibi Hissettim”
Beykoz Belediye Başkanı Özlem Vural Gürzel, Külliye ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. En Son Haber’e konuşan Gürzel, ziyareti sırasında yaşadığı izlenimleri kamuoyuyla paylaştı.
“Devletin Tam Merkezinde Olduğumuzu Hissettik”
Külliye’de bulunduğu sırada “devletin tam merkezinde” olduklarını hissettiklerini ifade eden Gürzel, ortamın kendisinde güçlü bir etki bıraktığını belirtti.
“Atatürk Portresini Görmem Beni Etkiledi”
Gürzel, geçmişte AK Parti hakkında kendisine farklı bir algı anlatıldığını dile getirerek, partiye katılmadan önce bu söylemlere inandığını söyledi. Külliye’de Atatürk portresini görmesinin kendisini etkilediğini ifade eden Gürzel, “Bize yıllarca ‘AK Parti Atatürk düşmanı partidir’ diye anlatıldı. Ben partiye girene kadar buna inanmış biriydim. Ancak orada hiçbir problem olmadığı gibi Atatürk’ün sahiplendiğini gördüm.” dedi.
“Cumhurbaşkanımız Özür Diledi”
Cumhurbaşkanı ile görüşmesine de değinen Gürzel, devlet başkanlarıyla yapılan görüşme nedeniyle bekletildiklerini ve Cumhurbaşkanı’nın bu durum için özür dilediğini söyledi. Gürzel, “Ben inanamadım. ‘Estağfurullah’ dedim.” ifadelerini kullandı.
“Ulaşılmaz Değildi, Bir Devlet Babaydı”
Açıklamasında samimiyet vurgusu yapan Gürzel, “Her gün televizyonda gördüğümüz ulaşılmaz bir cumhurbaşkanı değildi. Orada bir devlet babaydı.” değerlendirmesinde bulundu.
Devlet Bahçeli’den Kabine Değişikliği Açıklaması: “Atamalar Hukuki ve Meşrudur”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında yaşanan görev değişikliğinin ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı.
“Demokratik Takdir ve Tercih Hukuki Zeminde”
Bahçeli, açıklamasında yürürlükteki Anayasa hükümleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde görev değişikliği yaşandığını belirtti. Yapılan değişimin “demokratik takdir ve tercih” kapsamında olduğunu vurgulayan Bahçeli, sürecin “son derece hukuki ve meşru bir çizgide” gerçekleştiğini ifade etti.
Görevlerinden affını talep eden Adalet ve İçişleri Bakanlarına teşekkür eden Bahçeli, yerlerine atanan yeni bakanlara başarı dileklerini iletti.
TBMM’deki Protestoya Sert Tepki
Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yeni atanan bakanların yemin töreni sırasında yaşanan protestolara da değindi. Özellikle Adalet Bakanı’nın yemin merasimi sırasında CHP’nin kürsü işgaline kadar varan tavrını “anti demokratik ve faşizan muamele” olarak nitelendirdi.
Bu tutumun ne siyasetle ne de demokrasiyle bağdaşmadığını belirten Bahçeli, CHP’yi “bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavır” sergilemekle suçladı.
“Yeni Bakanların Yanındayız”
MHP Lideri Bahçeli, açıklamasının sonunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın takdir ve tasavvurlarının yanında olduklarını belirterek, ataması yapılan yeni Adalet ve İçişleri Bakanlarının “sonuna kadar arkasında ve yanında” olduklarını ifade etti.
Belediye ambulansları "Acil Yardım Ambulansı" statüsüne geçti
Büyükçekmece Belediyesi bünyesinde "Hasta Nakil Ambulansı" olarak hizmet veren araçlar, ilgili kanun ve yönetmeliklerin belirlediği şartlar doğrultusunda dönüştürülerek "Acil Yardım Ambulansı" statüsüne yükseltildi.
T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan "Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği" çerçevesinde belediye bünyesinde bulunan dört ambulanstan üçü "Acil Yardım Ambulansı", biri ise "Hasta Nakil Ambulansı" olarak hizmet vermeye devam ediyor.
Eğitim desteği ve ambulans tanıtımı gerçekleştirildi
T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan "Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği" kapsamında gerçekleştirilen dönüşüm sürecinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı'ndan eğitim desteği talep edildi. Bu kapsamda, alanında uzman eğitmenler tarafından Büyükçekmece Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü personeline hem idari hem de uygulamalı eğitimler verildi. Düzenlenen programın sonunda, sürece katkı sunan İBB Sağlık İşleri Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit'e plaket takdim edildi. Eğitimlerin ardından dönüştürülen ambulansların teknik ve operasyonel tanıtımları yapıldı.
"Mavi şeritli ambulanslar, kırmızı şeritli ambulansa dönüştü''
İBB Sağlık İşleri Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, ambulanslarda tıbbi donanımın yükseldiğini belirterek şöyle konuştu: ''Sağlık Bakanlığı'nın mevzuatı gereği ambulanslarda bir değişim süreci yaşadık. Bugün sonucu itibariyle mavi şeritli ambulansların, kırmızı şeritli ambulansa dönüşümü gerçekleşti Büyükçekmece Belediyesi'nde. Bu ne demek? Ambulansların içindeki tıbbi donanım ve ekiplerin standardı değiştirildi aslında. Mavi şeritli ambulanslarla hasta taşırken tıbbi sorumluluk çok alt düzeydeydi ama şu anda mobil sağlık hizmeti diyebileceğimiz kırmızı şeritli ambulansların içerisinde solunum destek cihazından aspiratöre, bunun beraberinde defibrilatör, diğer tüm tıbbi donanım ilaçlar dahil olmak üzere ve bunları kullanmaya yetkin tıbbi personelin de içinde bulunduğu ambulanslardan bahsediyoruz. Dolayısıyla hasta güvenliği açısından, hastaların güvenli bir şekilde gitmesi gereken yere ulaşabilmesi için kıymetli bir hizmet diye düşünüyorum. Büyükçekmece Belediye'mize hayırlı olsun.''
''Bu önemli adım, sağlık alanındaki sorumluluğumuzu ileri seviyeye taşımıştır''
Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, yapılan dönüşümün vatandaşlara daha hızlı ve etkin müdahale imkanı sağlayacağını ifade ederek şöyle konuştu: ''Bugün burada, belediyemizin sağlık hizmetleri adına son derece önemli ve gurur verici bir gelişmeyi paylaşmak üzere bir aradayız. Bünyemizde uzun süredir "Hasta Nakil Ambulansı" olarak hizmet veren araçlarımız, ilgili kanun ve yönetmeliklerin öngördüğü tüm teknik ve idari koşullar eksiksiz şekilde yerine getirilerek "Acil Yardım Ambulansı" statüsüne yükseltilmiştir. Bu dönüşüm, yalnızca araçlarımızın niteliğinin değişmesi değildir. Bu dönüşüm; acil durumlarda vatandaşımıza daha hızlı ulaşabilen, olay yerinde daha kapsamlı ve yetkin müdahale yapabilen, daha donanımlı bir belediye sağlık hizmeti sunabilmemiz anlamına gelmektedir. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan "Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği" doğrultusunda yürütülen bu süreçte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı'ndan eğitim desteği talep edilmiştir. Bugün itibariyle belediyemiz bünyesindeki dört ambulansın üçü Acil Yardım Ambulansı, biri ise Hasta Nakil Ambulansı olarak vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam etmektedir. Bu önemli adım, belediyemizin sağlık alanındaki sorumluluğunu daha ileri bir seviyeye taşıdığını göstermektedir. Çünkü biliyoruz ki; acil sağlık hizmetlerinde zaman, çoğu zaman hayat demektir. Vatandaşlarımızın en zor anlarında, en kritik dakikalarda yanlarında olabilmek; kamu hizmetinin en temel ve en vicdani sorumluluğudur. Bu sürece katkı sunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı'na, emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza ve fedakarca görev yapan sağlık personelimize teşekkür ediyorum. Yeni statüye kavuşan ambulanslarımızın ilçemize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.''
İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu’dan sert açıklama: “Kıyafet üzerinden hedef alan kişi ihraç edildi”
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’i kıyafeti üzerinden hedef alan şahsın partiden ihraç edildiğini açıkladı. Kavuncu, parti disiplininin işletildiğini vurgulayarak, kadınları hedef alan söylemlere karşı sıfır tolerans politikası uygulandığını belirtti.
“Umut hakkı” tartışmalarına tepki
Kavuncu, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” başlığıyla yürütülen süreç kapsamında gündeme gelen “umut hakkı” tartışmalarına da sert sözlerle karşı çıktı. İhtiyaç duyulan yasal düzenleme için “ısınma turları” atıldığını söyleyen Kavuncu, bu tartışmaların toplum vicdanını yaraladığını ifade etti.
“Millete yaşam hakkı tanımayan iktidar…”
Açıklamasında iktidara yönelik eleştirilerini sürdüren Kavuncu, “Millete yaşam hakkı tanımayan bir anlayışın, terör örgütü ve onun elebaşı için elinden geleni yaptığını görüyoruz” dedi. İYİ Parti’nin, hukuk devleti ilkeleri ve toplumsal hassasiyetler çerçevesinde bu sürece karşı durmaya devam edeceğini vurguladı.
Kavuncu’nun açıklaması, hem kadınlara yönelik hedef gösterici söylemler hem de terörle mücadele başlıklarında parti çizgisinin netliği açısından dikkat çekti. İYİ Parti, benzer ihlaller karşısında disiplin mekanizmalarının kararlılıkla işletileceği mesajını yineledi.
CHP Lideri Özel Ekonomik Yıkımı Rakamlarla Açıkladı: "Teveci Faizi Bitecek, Et Krizi Çözülecek!"
Özgür Özel: "Yargıyı İktidar Aparatı Olmaktan Çıkaracak Reçetemiz Hazır" Yargı bağımsızlığını demokrasinin teminatı olarak gören yeni bir sistem vadiden CHP Lideri, Ekrem İmamoğlu’nun adaylık sürecine dair kararlı mesajlar verdi. Uluslararası alanda tam üyelik hedefini ve sosyal demokrat politikalarla toplumsal refahı artıracak değişim hamlesini, cumhuriyetin ikinci yüzyıl vizyonuyla ilişkilendirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin yakıcı sorunlarına yönelik somut çözüm önerilerini içeren "İktidar Yol Haritası"nı açıkladı. Yargı bağımsızlığından Gümrük Birliği revizyonuna, konkordato patlamasından et krizine kadar pek çok başlığa değinen Özel, "Bizim reçetemiz hazır, uygulamak için seçimleri bekliyoruz" dedi.
"Yargı Artık Siyasetin Sopası Olmayacak"
Toplantının ilk ve en önemli gündem maddesi adalet politikalarıydı. Mevcut yargı sisteminin iktidar eliyle araçsallaştırıldığını savunan Özgür Özel, CHP iktidarında kurulacak yeni düzenin şifrelerini verdi. Özel, "Hedefimiz yargıyı ele geçirmek değil, yargıyı siyasetten arındırmaktır" diyerek şu vaatlerde bulundu:
HSK Yeniden Yapılanacak: Adalet Bakanı ve bürokratlar kuruldan çıkarılacak.
Otomatik Dosya Dağıtımı: Dosyaların hangi heyete gideceğine mahkeme başkanları değil, otomatik bir sistem karar verecek.
Liyakat ve Şeffaflık: Yolsuzluğa bulaşmış veya AYM kararlarına uymayan isimler yargıdan hızla ayıklanacak.
Ekonomik Çöküş: "2025 Konkordato Yılı Oldu"
Ekonomideki acı tabloyu rakamlarla ortaya koyan Özel, işletmelerin ve vatandaşların borç yükü altında ezildiğini belirtti. 2025 yılının son 5 yılın en çok konkordato başvurusu yapılan yılı olduğunu hatırlatan CHP Lideri, şu çarpıcı verileri paylaştı:
"Son bir yılda konkordato başvuruları %85 artarak 6 bin 361’e ulaştı. İcra iflas dosyası sayısı ise 24 milyona dayandı. Kamu alacaklarına uygulanan faiz oranları tefeci faizini aratmıyor. İktidarımızda bu faiz anlayışına son vereceğiz ve kapsamlı bir borç yapılandırmasını hayata geçireceğiz."
Et Krizi: "3 Kilo Etten 1 Kilosu Kayboldu"
Hayvancılık politikalarındaki yanlışların vatandaşı kırmızı ete hasret bıraktığını söyleyen Özel, asgari ücretin alım gücündeki düşüşü et üzerinden örnekledi. 2021’de bir asgari ücretle 46 kilo et alınabilirken, bugün bu rakamın 30 kiloya düştüğünü ifade etti. Çözüm olarak ithalatı değil, "Bilimsel Islah Programı" ve **"Çiftçilik Aile Hekimliği Modeli"**ni önerdi.
"Gümrük Birliği Revize Edilecek, AB Tam Üyelik Hedeflenecek"
Dış ticarette yerli üreticinin korumasız bırakıldığını belirten Özel, Avrupa Birliği ile yapılan Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye lehine güncellenmesi gerektiğini savundu. Sosyalist Enternasyonal'den aldıkları desteğe vurgu yaparak, CHP iktidarında Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecinin hızla tamamlanacağını müjdeledi.
İmamoğlu Mesajı: "Esir Alarak Durduramazsınız"
Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik hukuki sürece değinen Özgür Özel, kararlı bir duruş sergiledi:
"Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu, 12 metrekarelik hücresinde olsa da bu millet için çalışmaya devam ediyor. Onu esir alarak bu yürüyüşü durduracağını sananlar büyük bir hüsrana uğrayacak. Yerel seçimlerde nasıl kazandıysak, genel seçimde de açık farkla kazanacağız."
Bahçeli 57. Yıl Vizyonunu Çizdi: "Aslını Satanlarla Değil, Özünü Koruyanlarla Yürüyoruz!"
Partisinin 57. kuruluş yıl dönümünde tarihi bir konuşma yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milli birliğin korunması ve terörün kökünün kazınması konusundaki kararlılığı vurguladı. Etnik bölücülüğe karşı "tek yürek" mesajı veren Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin birleştirici gücüne dikkat çekti.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, partinin 57. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen "Şanla Şerefle 57 Yıl" programında, Türk siyasi tarihine geçecek nitelikte bir konuşma yaptı. Bahçeli, MHP’nin yarım asrı aşan mücadelesini "hakikat arayışı" olarak nitelerken, önümüzdeki yüzyılın "Türk Asrı" olacağının müjdesini verdi.
"57 Yıllık İnanç ve İrade"
Ankara’da coşkulu bir kalabalığa hitap eden Devlet Bahçeli, MHP’nin sadece bir siyasi parti değil, bir inanç sistemi olduğunu vurguladı. 8-9 Şubat 1969’da Adana’da yakılan meşalenin hiç sönmediğini hatırlatan Bahçeli, "10 yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları bozduk. Toprak altındaki köklerin ağaçtan bir şey istememesi gibi, biz de milletimize hizmet ederken hiçbir karşılık beklemedik" diyerek davanın "hasbi" karakterine dikkat çekti.
Terörle Mücadelede "Milli Dayanışma" Vurgusu
Bahçeli'nin konuşmasındaki en kritik noktalardan biri "Terörsüz Türkiye" hedefi oldu. Milli birliğin tesis edilmesinin tek yolunun terörün kökünü kazımak olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"Terörsüz Türkiye'nin tesisi, milli dayanışmanın zaferidir. Türkiye sadece bir coğrafya değil, bir kader birliğidir. Türküyle, Kürtüyle Türk milleti muzaffer geçmişini, müstakbel geleceğe mutlaka taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse ömrümüze mal olsun mutlaka gerçekleştirilecektir."
"Siyasi Merkez MHP ve Cumhur İttifakı'dır"
Siyasetteki "merkez" tartışmalarına da son noktayı koyan MHP lideri, son dönemde yaşanan gelişmelerin milletin siyaset algısını milliyetçi merkeze taşıdığını söyledi. Kendilerini "merkez" olarak tanımlamaya çalışan diğer oluşumlara sert eleştiriler yönelten Bahçeli, "Kopya hiçbir zaman aslın önüne geçemeyecektir. Giden gitmiş, satan satmış, dönen dönmüştür. Cür cevherden ayıklanmıştır, işte öz buradadır" diyerek MHP’nin sarsılmaz duruşunu hatırlattı.
2053 ve 2071: Cihan ve Uzay Hakimiyeti
Gelecek vizyonunu iki büyük tarihsel eşik üzerine kuran Bahçeli, Türkiye’nin önündeki rotayı şöyle çizdi:
2053 Hedefi: İstanbul’un fethinin 600. yılında Türkiye, bölgesel güçten küresel "Süper Güç" statüsüne yükselecek.
2071 Hedefi: Malazgirt’in 1000. yılında ise Türk milleti, cihan ve uzay hakimiyeti mefkuresine Allah’ın izniyle ulaşacaktır.
"Cumhuriyetin Kuruluş İlkeleri Tartışılamaz"
Anayasal düzen ve Cumhuriyetin temel yapısına yönelik tartışmalara kapıyı sert kapatan Bahçeli, etnik köken üzerinden yapılan siyasetin "ihanet" olduğunu vurguladı. Türk milliyetçiliğinin ırkçı değil, birleştirici olduğunu belirten Lider Bahçeli, "Vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi eşit ve kardeş gören bir anlayışın temsilcileriyiz" dedi.
Konuşmasını MHP’nin kurucu lideri Başbuğ Alparslan Türkeş’i, ülkücü şehitleri ve vatan savunmasında can veren kahramanları rahmetle anarak bitiren Devlet Bahçeli, konuşmasını klasikleşen "Ne Mutlu Türküm Diyene!" sözüyle tamamladı.
Esenyurt Kent Konseyi Kadın Meclisi, Kadın Gazetecilerle Buluştu: “Bizim Derdimiz Siyaset Değil, Kadın”
Esenyurt Kent Konseyi Kadın Meclisi, bölgede görev yapan kadın gazetecilerle samimi ve içten bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kadınların yaşadığı sorunların, sahada karşılaşılan gerçeklerin ve dayanışma ihtiyacının konuşulduğu buluşma, klasik bir toplantıdan çok bir dertleşme ve paylaşma masasına dönüştü.
Buluşmada kadın gazeteciler dinledi, not aldı ama en çok da tanıklık etti. Konuşulanlar yalnızca Esenyurt’un değil, Türkiye’nin ortak kadın meselelerini ortaya koydu. Toplantı boyunca sık sık vurgulanan ortak cümle ise şuydu:
“Bizim derdimiz siyaset değil, bizim derdimiz kadın.”
Çiğdem Çınar Önceliğinde Dayanışma Masası
Toplantıya, Kadın Meclisi Başkanı Çiğdem Çınar öncülük etti. Farklı siyasi görüşlerden ve farklı hayatların içinden gelen kadınların yan yana oturduğu masada, Kadın Meclisi’nin gönüllülük esasına dayalı yapısı ve sahada yürüttüğü çalışmalar paylaşıldı.
Kadın Meclisi’nin yaklaşık 600 üyeden oluştuğu, bu üyelerin önemli bir bölümünün dezavantajlı kadınlar olduğu ifade edildi. Ancak masada “yardım bekleyen” değil; yorulmuş ama güçlü, dayanışma ile ayakta durmaya çalışan kadınlar vardı.
Algılara Net Yanıt: “Siyaset Üstüyüz”
Toplantıda, Kadın Meclisi hakkında zaman zaman oluşan “siyasi bir yapının uzantısı” algısına da açıkça değinildi. Masada farklı siyasi görüşlerden kadınların bulunduğuna dikkat çekilerek; şiddetin, yoksulluğun ve yalnızlığın hiçbir siyasi kimliği olmadığı vurgulandı. Kadın Meclisi’nin bu nedenle siyaset üstü bir yerde durduğu ifade edildi.
Nilgün Ege Karaçuha: “Bu Masalar Çok Kıymetli”
Buluşmada, gazeteci kimliğinin yanı sıra İstanbul Kadın Girişimcileri Destekleme Derneği’nin kurucu başkanı olarak katılan Nilgün Ege Karaçuha
sahada kadınların yaşadığı görünmez sorunlara yıllardır tanıklık ettiğini belirterek, bu tür buluşmaların kadınlar için hayati önemde olduğunu vurguladı. Hem gazetecilik gücüyle hem de sivil toplum çalışmalarıyla Esenyurt’taki kadınlara destek vermeye hazır olduklarını dile getiren Karaçuha,
“Kadınlar birbirine dokunduğunda dayanışma büyüyor. Biz de bu dayanışmanın parçası olmaya geldik” dedi.
“Daha Görünür Olmak İstiyoruz”
Toplantıda en çok dile getirilen taleplerden biri de yapılan çalışmaların daha görünür kılınması oldu. Dezavantajlı kadınlara ulaşmak için kurulan destek mekanizmalarının yeterince duyurulamadığına dikkat çeken Kadın Meclisi üyeleri, kadın gazetecilerden bu noktada destek istedi.
Önümüzdeki döneme ilişkin planlar da paylaşıldı. Buna göre, “İlham Veren Kadınlar” başlığı altında kendi emeğiyle hayatını kurmuş, ayakta kalmış ve başarmış kadınların hikâyeleri görünür kılınacak. Amaç, bu hikâyelerle diğer kadınlara rol model olmak ve “ben de yapabilirim” duygusunu güçlendirmek.
“Kadın Kadının Rakibi Değil, Yurdudur”
Toplantının en güçlü vurgularından biri kadın dayanışması oldu. Kadınların birbirini rakip değil, yol arkadaşı olarak gördüğü buluşmada,
“Kadın kadının kurdu değil, kadının yurdudur” ifadesi masanın ruhunu özetledi.
Kadın Meclisi yetkilileri, Esenyurt’ta çok sayıda dezavantajlı kadının yaşadığını ancak ekonomik bağımlılık, baskı ve yalnızlık nedeniyle bu kadınların çoğunun görünmez kaldığını belirtti.
“Annelere ulaşırsak çocuklara da ulaşırız” anlayışıyla daha fazla kadına dokunmayı hedeflediklerini ifade ettiler.
Dervişoğlu’ndan “Umut Hakkı” Tepkisi: “Canilere Umut Arayanları Ne Ben Ne Tarih Affeder”
Müsavat Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen süreçte yeniden gündeme gelen umut hakkı tartışmalarına sert tepki gösterdi. Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmaların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Türkiye’nin her kesimi umut ararken, umudu eşkiya için arayanların bu millete hesap vereceği gün yakındır” dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, NOW Ana Haber’de İlker Karagöz’ün sorularını yanıtladı.
Müsavat Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen süreçte yeniden gündeme gelen umut hakkı tartışmalarına sert tepki gösterdi. Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmaların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Türkiye’nin her kesimi umut ararken, umudu eşkiya için arayanların bu millete hesap vereceği gün yakındır” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, NOW Ana Haber’de İlker Karagöz’ün sorularını yanıtladı.
“Öcalan 1999’dan Bu Yana Suç İşlemeyi Bırakmadı”
Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında tutuklanmasına rağmen örgüt üzerindeki etkisini sürdürdüğünü ifade eden Dervişoğlu, “Irak’ta, Suriye’de, İran’da ve Türkiye’de kurulan tüm yapıların mimarıdır. 1999’dan bugüne kadar işlenen suçların asli failidir. Hukuken umut hakkından yararlanması mümkün değildir” diye konuştu.
Dervişoğlu, umut hakkı için yasal düzenleme gerektiğine dikkat çekerek, “Bugün yapılanlar yasal düzenleme için ısınma turlarıdır” ifadesini kullandı.
“Umut Hakkı Emekliye, Gence, Çiftçiye Lazım”
Dervişoğlu, umut hakkı tartışmalarının toplumun gerçek sorunlarını gölgelediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Abdullah Öcalan’a umut hakkı arayanlar; emekliye, asgari ücretliye, gence, çiftçiye umut hakkı yaratmalıdır. İcra dosyaları 24 milyona dayanmışken, pazar yerlerinde çürük sebze toplayan insanlar varken, umudu caniler için aramak bu millete yapılmış en büyük haksızlıktır.”
Deprem Uyarısı: “Stratejik Deprem Planı Hâlâ Yok”
Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıldönümünde konuşan Dervişoğlu, Türkiye’nin hâlâ kapsamlı bir stratejik deprem planı bulunmadığını söyledi.
2011’de hazırlanan deprem eylem planının 2023’te sona erdiğini hatırlatan Dervişoğlu, “Yeni bir plan yok. İstanbul ve Marmara depremine karşı hazırlıklar yetersiz. Deprem meselesi artık bir milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır” dedi.
TBMM’de verdikleri deprem araştırma önergesinin iktidar tarafından reddedildiğini de hatırlattı.
“Deprem Vergileri Amacına Uygun Kullanılmadı”
1999’dan bu yana toplanan deprem vergilerinin 41 milyar doları aştığını belirten Dervişoğlu, bu kaynakların afetlere hazırlık için yeterince kullanılmadığını söyledi.
“Devlet hiçbir şey yapmadı denemez ama yapılanlar makyaj niteliğinde. Asfaltlanan yollar çözüm değildir” diye konuştu.
“Soruşturmalar Hukuki Değil, Siyasi Algılanıyor”
Aziz İhsan Aktaş davası ve tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Dervişoğlu, yargı süreçlerinin siyasi bir zeminde yürütüldüğü algısının toplumda yaygınlaştığını söyledi.
“400 yıl ceza istenen kişi dışarıda, belediye başkanları içeride. Bu tablo hukuka olan güveni zedeliyor. Yargılamalar tutuksuz yapılmalıdır.”
İmamoğlu Vurgusu: “Aile Üzerinden Baskı Kabul Edilemez”
Ekrem İmamoğlu’nun ailesine yönelik soruşturmalara da değinen Dervişoğlu, “Vatandaş ‘İmamoğlu’yla derdi olan İmamoğlu ile çözsün, aileden ne istiyorsunuz?’ diye soruyor” dedi.
Aile kavramının siyasetin dışında tutulması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Ben hayatım boyunca hiçbir siyasi rakibimin ailesiyle uğraşmadım” ifadelerini kullandı.
Siyasi Ahlak Yasası Çağrısı
Parti değiştirerek başka partilere geçen belediye başkanları ve milletvekilleriyle ilgili konuşan Dervişoğlu, siyasi ahlak vurgusu yaptı:
“Seçmenin iradesi başka bir partiye ciro edilemez. Bu siyaseten ahlaklı bir duruş değildir.”
Milletvekili transferlerini engelleyecek yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.
İYİ Parti’den Net Tavır: “Partimizde Bu Zihniyete Yer Yok”
Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’i hedef alan paylaşımlar sonrası konuşan Dervişoğlu, söz konusu kişinin partiden ihraç edileceğini açıkladı.
“Kadınların kıyafeti üzerinden aşağılanması kabul edilemez. Bu kişi partimizde yer alamaz” dedi.
“Bu İktidar İçin Vakit Tamamdır”
Konuşmasının sonunda sert mesajlar veren Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Bu iktidar için vakit tamamdır. Deniz tükenmiştir. Hakkın, hukukun, adaletin vakti gelmiştir. Umut hakkı verilmesi gerekenler bu ülkenin emeklileri, gençleri, çiftçileri ve emekçileridir.”
İlk Yorum yapan siz olun!